kronik.gen.tr https://www.kronik.gen.tr Kronik, Kronik Hastalıklar Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, kronik.gen.tr Wed, 30 Mar 2016 00:00:00 +0000 Fri, 24 May 2019 00:00:00 +0000 60 Kronik İshal https://www.kronik.gen.tr/kronik-ishal.html Tue, 20 Nov 2018 00:07:47 +0000 Kronik ishal, bir hafta kadar devam eden ishal akut olarak değerlendirilirken, sıkça sulu dışkılama aylarca, bazen yıllarca sürebilir. Bu şekilde müzmin şekilde devam eden ishal kronik olarak değerlendirilir. Normalde insanlardaki Kronik ishal, bir hafta kadar devam eden ishal akut olarak değerlendirilirken, sıkça sulu dışkılama aylarca, bazen yıllarca sürebilir. Bu şekilde müzmin şekilde devam eden ishal kronik olarak değerlendirilir. Normalde insanlardaki günlük dışkılama oranı 200 gr civarındadır. Bunun ortalama % 60-85 kadarı sudur. Dışkılama günde 3 defadan, haftada 3 defaya kadar farklılık gösterebilir. Dışkıda kıvam ve sıklık, dışkıdaki fiber miktarına, ağırlığına, alınan bazı ilaçlara, yapılan egzersizlere ve stres dahil diğer etkenlere göre belirlenir. Dışkıda suda erime özelliği olmayan, su tutma özelliği bulunan fiber tarzı solid maddeler olur. Bunlar yeteri miktarda olmadığında, dışkının kıvamı etkilenir. Az olduğu takdirde dışkının yapısı gevşek ve sulu kıvamda olur. Yani dışkının kıvamı içindeki total su oranıyla değil, solid maddelerin miktarıyla belirlenir. Dışkılama miktarı 200 gr üzerindeyse, içindeki su oranı fazlaysa bu ishal şeklinde tanımlanır. 

Fiber alımı arttırılsa, dışkı iki katına çıksa da, dışkının kıvamı yumuşayabilir. Dışkı oranı normal olsa da, kıvamı sulu ve yumuşak ishal olabilir. Klinik açıdan ishal günde 3 defadan daha fazla sayıdaki dışkılama ve kıvamın sulu olmasıdır. 2-3 haftayı aşan ishal ise, kronik ishal şeklinde tanımlanır.

Kronik ishal neden olur
  • Crohn, ülseratif kolit gibi kronik bağırsak hastalıkları nedeniyle
  • Laktoz intoleransı, çölyak hastalığı gibi bağırsaklarda emilim bozukluğunun olması nedeniyle
  • Pankreas hastalıkları ve hormonal hastalıkların olması kronik ishale neden olabilir.
Kronik ishal en fazla laktoz intoleransı ve çölyak hastalığından dolayı gelişir. Eğer kronik ishal neden tespit edilemezse, bunda irratabıl bağırsak hastalığının etkili olduğu düşünülebilir. Bu hastalıktan oluşan kronik ishalde yağ ve protein emilimi bozukluğu belirtisi tespit edilemeyebilir.

Kronik İshalKronik ishal nelere sebep olur
  • B vitamini eksikliği nedeniyle cilt bozuklukları
  • Kalsiyum emilimi ve D vitamini emilimi bozukluğundan kemik sorunları
  • K vitamini eksikliğinden kaynaklanan kanamalar
  • Protein kaybından kaslarda erimeyle birlikte gelişme geriliği, kilo kaybı gibi sorunlar
  • B12 ve demir eksikliği yüzünden gelişen kansızlık sorunları oluşabilir.
Kronik ishal nasıl teşhis edilir

Hastalara akut ishalde olduğu gibi kolay teşhis konulamaz. Bu hastaların öncelikle öyküsü dinlenerek, fiziki muayenesi tamamlanır. Yapılan laboratuvar incelemeleri, dışkı incelemesi sonucunda hastadaki ishal türü tespit edilir. İshalin başlangıcı, devam ettiği süre tespit edilerek, akut ve kronik ishal ayrımı yapılacaktır. İshalin aralıklı olması ya da sürekli olması sorgulanır. Gelişiminin yavaş, aniden ya da doğuştan mı olduğu sorgulanır. Bu arada hastanın beslenmede ağırlık verdiği alışkanlıklar tespit edilir. Özellikle çiğ süt, şekerli gıdaları tüketmesi değerlendirilir. Dışkı tarifi sorgulanarak, dışkıda kan tespit edilirse, bağırsak hastalıkları, tümörler, polipler değerlendirilir. Eğer dışkı yağlı olursa malabsorbsiyonu ya da maldigestonu değerlendirilir. Hastada gece ishali oluyorsa organik patolojiler, dışkının rengi beyaz, açık kahve olursa safranın yokluğu ile gluten anteropatisi sorgulanır. Gaz sorunu olanlarda karbonhidrat malabsorbsiyonu dikkate alınır. Kilo kaybı varsa pankreas ekzokrin yetmezliği, tümör, anoreksiya, malabsorbsiyonu değerlendirmeye alınır. İshalin arttığı ve azaldığı durumlar, kilo verme amacıyla kullanılan laksatifler sorgulanır. Bunlardan sonra kronik ishal tanısı kesin olarak konulabilir.

Kronik ishal tedavisi nasıl olur

Hastaların detaylı muayenesi sonucunda kronik ishal teşhisi yapıldıysa, altta yatan nedene bağlı olarak tedavi uygulanır. Tedavinin ardından hastanın kronik ishal sorunu giderilmiş olur.]]> Kronik Boğaz İltihabı https://www.kronik.gen.tr/kronik-bogaz-iltihabi.html Tue, 20 Nov 2018 05:59:03 +0000 Kronik boğaz iltihabı, ağız boşluğunun iki tarafında yer alan bademcik ya da tonsil olarak adlandırılan dokularda gelişen bir iltihap türüdür. Rahatsızlık kut olarak gelişebileceği gibi uzun süreli kronik olarak Kronik boğaz iltihabı, ağız boşluğunun iki tarafında yer alan bademcik ya da tonsil olarak adlandırılan dokularda gelişen bir iltihap türüdür. Rahatsızlık kut olarak gelişebileceği gibi uzun süreli kronik olarak da seyredebilir. Kronik boğaz iltihabından bahsedebilmek için rahatsızlığın 3 haftadan uzun sürmesi ve devamlı tekrarlaması gerekir. İltihap nedeniyle büyüyen bademcikler kronik boğaz ağrısına, ağız kokusuna ve lenf bezlerinde büyümeye yol açar. Oldukça rahatsızlık veren bir hastalık türüdür. Kronik boğaz iltihabı daha çok radyasyona maruz kalmış kişilerde görülmektedir. Kronik boğaz iltihabında tedavi ihmal edilirse hastalığın süresi uzar ve daha ciddi problemlere yol açabilir.

Kronik boğaz iltihabı belirtileri

Kronik boğaz iltihabında lenf dokusunda büyüme görülebilir. Bu büyüme özellikle çocuklarda daha fazla olur. Lenf dokusunda gelişen büyüme, gelişim oluşan boşlukta tıkanmaya neden olur. Tıkanma sonucu grip, nezle gibi hastalıklara yol açacak enfeksiyonlara yakalanma riskini arttırır. Bölgede mikropların kolaylıkla çoğalması için zemin hazırlanır. Kronikleşen boğaz iltihabı üst solunum yollarının tıkanmasına yol açabilir. Burun tıkanıklığı baş gösterir ve hasta burnundan nefes alamaz. Burun tıkalı olduğu için devamlı ağız yoluyla nefes alan hastanın ağzı devamlı açık kalır. Bu sorun geceleri daha rahatsızlık verir. Kronik boğaz iltihabı nedeniyle östaki borusu tıkandığında, özellikle çocuklarda orta kulak iltihabı gelişme riski artar. Solunan hava burun tarafından süzülmediği için beraberinde boğaz ağrısı ve bronşit gelişebilir. Hastada yaşanan burun tıkanıklığı nedeniyle yutakta titreşim yeterli olmaz ve ses kısıklığı, ses değişikliği ve genizden konuşma gibi belirtiler açığa çıkar.

Kronik boğaz iltihabı nedeniyle büyüyen bademcikler, ağız ve yutak geçişinin daralmasına yol açar. Bu durumda tüketilen besinlerin yutulması zorlaşır. Boğaz iltihabında gelişen bu durum lenf dokularının alınması için yeterli bir nedendir. Adenoidlerde devamlı tekrarlayan mikropların yol açtığı iltihap hakim olur. Bu iltihap döküntülü cilt hastalıklarına, soğuk algınlığı gibi hastalıkların gelişmesine neden olur. İştah azalması ve kulakta ciddi anlamda iltihap gelişebilir.

Yetişkinlerde kronik boğaz iltihabı

Çocuklarda görülen kronik boğaz ağrısında belli bir aşamadan sonra bademcikler alınarak rahatsızlık tedavi edilebilir. Yetişkinlerde ise kronik boğaz iltihabı kalp, böbrek gibi organları olumsuz etkileyeceğinden dolayı bademciklerin alınması gerekebilir. Bademcikler vücutta savunma görevi üstlenmekte ve lenfosit içermektedir. Eğer bademcikler savunma görevlerini artık tam olarak yerine getiremiyorsa iç tarafları mikropla dolabilir. Bademciklerde çoğalan mikroplar, vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar ve bu durumda mikroplar çoğalarak bölgeyi daha fazla etkisi altına alır. Kan dolaşımı olumsuz etkilenerek mikroplar organlara kadar ilerleyebilir. Bu durumda daha farklı hastalıklar gelişebilir. Bademcikler bu evreye ulaştığında artık organlarda enfeksiyona yol açabilen bir etken olur. Yetişkinlerde gelişen kronik boğaz iltihabının en önemli sorunu odaklanmış enfeksiyondur. Yetişkinde böyle bir durum tespit edildiğinde mutlaka bademciklerin cerrahiyle alınması gerekir. Her iki bademciğin birden alınması hastalığı tedavi etmek için faydalı olur.

Kronik Boğaz İltihabı

Kronik boğaz iltihabında tanı

Hastada devamlı iltihap gelişmesi, bademcik etrafında apse gelişimi, ateş, romatizma ve böreklerde iltihap oluşumu, hemen yorulma ve halsizlik gibi şikayetlerden dolayı doktora başvurulduğunda doktor gerekli incelemeleri yaparak kronik boğaz iltihabı için tanı koyabilir. Bu tarz belirtiler tanının kolaylaşmasını sağlar. Bademciklerin görüntüsü ve rengi yine tanı için önemli faktörlerdir. Bademcikte gelişen kızarıklığın boyutu iltihap seviyesini belirlemek adına önemlidir. Bademciklerde sıvı görülüy]]> Kronik Yorgunluk Sendromu https://www.kronik.gen.tr/kronik-yorgunluk-sendromu.html Wed, 21 Nov 2018 05:30:15 +0000 Kronik Yorgunluk Sendromu, Kronik yorgunluk sendromunda hastalık bulunmayan aşırı derecede yorgunluk olduğunu ifade eder. İnsanlarda bazı sebeplerden dolayı oluşan yoğun yorgunluk hissi olarak bilinmektedir. Kronik yorgunluk sendrom Kronik Yorgunluk Sendromu, Kronik yorgunluk sendromunda hastalık bulunmayan aşırı derecede yorgunluk olduğunu ifade eder. İnsanlarda bazı sebeplerden dolayı oluşan yoğun yorgunluk hissi olarak bilinmektedir. Kronik yorgunluk sendromunda kişi normal yorgunlukta olduğu gibi dinlenince geçecek bir durum oluşmaz, dinlenince bile geçmeyen aksine daha da kötüye giden yorgunluk hissidir. Kronik yorgunluk sendromunda bedensel ve ruhsal uğraşlar yorgunluğu iki katlamaktadır. Günümüzde çok yaygın olan kronik yorgunluk sendromu çok uzun sürekli devam edebilen durumdur. Genellikle kişilerde kas, eklem ve boğaz ağrıları ve kişide bulantı ve konsantrasyon bozukluğu olarak etkisini göstermektedir. Kronik yorgunluk sendromu özellikle yoğun çalışma temposu içerisinde olan kişilerde fazla görülmektedir. Kronik yorgunluk kimi zaman hafif seyrederken kimi zaman ise normal hayatta ve iş hayatında verimliliğin ciddi şekilde düşmesine kadar ilerleyebilmektedir. Kronik yorgunluk sendromundan kurtulmanın yolu düzenli spor ve egzersiz yapmak ve ağır iş temposunu düşürmek ile mümkün olmaktadır. Kronik yorgunluk sendromu gelişmiş ülkelerde örneğin Amerika da yüzde 10 iken bu değer ülkemizde yüzde dörtlerde olduğu bilinmektedir. Kronik yorgunluk sendromu en fazla 20-40 yaş arası çalışan bayanlarda görülmektedir. 


Kronik Yorgunluk Sendromu Belirtileri

Kronik yorgunluk sendromunun adında da bilindiği gibi en önemli belirtisi yorgunluk olmaktadır. Fakat yorgunluk çok çalışmak, fazla ayakta kalmak ve ağır işler yapmaktan oluşan yorgunluktan çok daha farklıdır. Kronik yorgunluk sendromu belirtilerin belli zamanlarda hastaların kendilerini son derece iyi hissetmeleri günlük yapmaları gereken aktivitelerde enerjileri oldukları sıradan sonra ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu hastalığın yüzde yetmiş beşi kronik yorgunluk sendromu yaşamadan hemen önce soğuk algınlığı benzeri bir rahatsızlık duymaktalar. Kronik yorgunluk sendromunun bir başka belirtisi ise çok yoğun fiziksel ve duygusal stres döneminden önce hastaların enerjilerinde azalma  hissettikleri durumlarda aniden ortaya çıkan durum olarak bilinir. Kronik yorgunluk sendromu belirtilerinde kişide boğaz ağrısı, kas ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve rahatsızlık, eklemlerde sebepsiz ağrılar, uyku sonrasında dinlenememe, hafıza ve konsantrasyon bozuklukları, keyifsizlik hissi, şiddetli baş ağrıları, uyku problemi, bıkkınlık ve tükenmişlik hissi, bilinç bulanıklığı, bağırsaklarda sıkıntılar, kokulara, ilaçlara, sesler, gıdalar duyarlılık veya alerji, baş dönmesi, baygınlık, üşüme veya terleme, asabilik, panik atak, depresyon kronik yorgunluk sendromu başlıca belirtileri bunlardır.

Kronik Yorgunluk Sendromu Tanısı

Kronik yorgunluk hastalığının tanısı için herhangi bir test bulunmaktadır. Bu hastalığın tanısı için en önemli durum uzun süreli kişilerde herhangi bir sebebi olmayan nedensiz yorgunluklar tanı konulması için bakılması gereken en önemli durumdur. Birde doktor tarafından kronik yorgunluk sendromu tanısı konulması açısından hastada en az dört adet kronik yorgunluk sendromu belirtilerinin bulunması hastalığın tanısı konulması için önemlidir. Fakat doktor tarafından aynı sebeplere neden olabilecek hastalıkların elenmesi için bir takım testler istemektedir.
Kronik Yorgunluk Sendromu

Kronik Yorgunluk Sendromu Tedavisi

Kronik yorgunluk sendromu tedavisi kişinin yaşam kalitesini yükseltmek ve iyi durumda tutmaya yönelik yapılmaktadır. Bu hastalı sonucunda hastalıkta seyreden belirtileri en aza indirmek ve hafifletmek odaklı yapılmaktadır. Bunun için bir takım tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Mesela ağrı kesicilerin kullanımı, uyku düzensizliğini düzeltmek, istirahat ve dinlendirme, masaj yapılması, yoga yapılması, fizik tedavisi, akupunktur, psikoterapi, beslenme düzeni gibi durumların kronik yorgunluk tedavisi için uygulanan tedavi yöntem]]> Kronik Öksürük https://www.kronik.gen.tr/kronik-oksuruk.html Wed, 21 Nov 2018 22:11:13 +0000 Kronik Öksürük, Öksürük her yaş grubundan kişinin, oldukça sık yaşadığı bir rahatsızlık türüdür. Bazen tamamen bir hastalık olarak kabul edilirken, bazen de önemli hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Kronik Öksürük, Öksürük her yaş grubundan kişinin, oldukça sık yaşadığı bir rahatsızlık türüdür. Bazen tamamen bir hastalık olarak kabul edilirken, bazen de önemli hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Öksürüğün ciddiyetini belirtmek için sıklığı, şiddeti, büyük rol oynamakla beraber, özellikle kronikleşmiş halde olan inatçı öksürükler gözardı edilmemeli ve çok geç olmadan gereken önlemler alınmalıdır.

Belirtileri

  • Akan ya da sürekli dolu bir burun
  • Boğazdan her zaman bir sıvı akıyormuş hissi
  • Hırıltılı ya da kesik nefes
  • Kalpte sızlama hissi veya ağza gelen ekşimsi tat
  • Bazı nadir durumlarda kanlı olan öksürükler

Sebepleri

  • Burun arkasında oluşan akıntılar. Sinüsleriniz ve burnunuz çok fazla mukus ürettiği zaman, mukusun bir kısmı boğaza indiği için öksürtebilir.
  • Astım kaynaklı öksürükler her mevsimde gelip gider. Üst solunum yolu enfeksiyonu oluştuktan ya da kimyasal bir maddeye veya soğuğa maruz kalındıktan sonra bir anda kötü bir hal alabilir. Bu tip astımlara hiperaktif hava yolu hastalığı adı da verilir.
  • Reflü varsa, mide asitinizin yemek borusuna çıkmasıyla meydana gelir. Bu rahatsızlık kronik öksürüğe sebep olabilir.
  • Soğuk algınlığı, nezle, zatürre ve bütün üst solunum yolu enfeksiyonlarında uzun süre devam eden öksürükler ortaya çıkabilir.
  • Kronik bronşitlerden çoğu kez sebeptir. İltihaplanan bronşlar, tıkanıklıklara, nefes alıp verme güçlüğüne, hırıltılı öksürüklere ve koyu renkli çıkan balgamlara sebep olur. Kronik bronşit hastalarının büyük kısmı sigara tiryakileri oluşturur.
Kronik Öksürük

Tedavisi ve ilaçlar

Uzun süre bir tedavi için, öncelikle iyi bir teşhis konulması gerekmektedir. Kronik öksürüğün altında birden çok neden yatmakta olabilir.

Kronik öksürük tedavisi için ilaçlar şunları içeriyor olabilir;

  • Antihistaminikler ve ya dekonjestanlar. Bu ilaçlar burun arkası akıntılar için ve alerjilerde standart olan tedavi yöntemidir.
  • Astım ilaçları. Astımın en kesin tedavi çeşidi olan püskürtmeli astım ilaçları, hava yollarınızı açar ve iltihabi durumu minimuma indirir.
  • Antibiyotikler. Eğer öksürüğe bakteriyel enfeksiyon sebep oluyorsa antibiyotik verilebilir.
  • Asit önleyiciler. Eğer hayatınızda yaptığınız değişiklikler reflünüzü fazlasıyla tetikliyorsa, asit önleyici ilaçlarla tedavi yapılabilir.
  • Öksürük kesici ilaçlar. Eğer öksürüğe bir tanı konulamıyorsa doktor öksürük kesen ilaçlardan verebilir.
]]> Kronik Hepatit B https://www.kronik.gen.tr/kronik-hepatit-b.html Thu, 22 Nov 2018 03:37:54 +0000 Kronik Hepatit B, Hepatit B rahatsızlığının 6 aydan fazla devam etmesi ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Virüsün karaciğer hücrelerinde artışı ve verdiği tahribat sürer. Rahatsızlığın başlangıç etkeni virüsler Kronik Hepatit B, Hepatit B rahatsızlığının 6 aydan fazla devam etmesi ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Virüsün karaciğer hücrelerinde artışı ve verdiği tahribat sürer. Rahatsızlığın başlangıç etkeni virüsler olsa da, kronik hepatit B virüs rahatsızlığında bedenin karaciğere uyguladığı tahribat virüsden daha şiddetli olmaktadır. 

Kronik olma durumu kişiye, enfeksiyonun bulaşma biçimine ve bireyin yaşına göre farklılık göstermektedir. Yüksek riskli bölgelerde yeni doğmuş olan bebeğe anneden geçiş %95 oranında kronikleşme ve çocukluğun erken dönemlerinde aile bireylerinden hepatit B bulaşma % 30 oranında kronikleşme gerçekleşir.

Kronik hepatit B rahatsızlığında karaciğer ve dalakta büyüme, sarılık, bir süre sonra karında ascit oluşması, karaciğerle alakalı karın içi damarda basıncın yükselmesi ve bu duruma bağlı olarak gelişen üst sindirim sistemi kanamaları ve ilerleme oluştuğu takdirde siroz oluşumu görülebilmektedir. İnfeksiyonun başladığı yaş, süreci, bu rahatsızlıkla birlikte alkol alışkanlığının bulunması, delta infeksiyonu da olması, cinsiyet farklılıkları, HCV ko-infeksiyonu, hepatit B'nin genotipleri ve daha farklı faktörler kronik hepatit B infeksiyonunun ilerleyip siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi sorunlara yol açmasına sebep olabilmektedir.

Kronik hepatit B infeksiyonlu olan bireylerde hepatit B taşıyıcılık yüzdesi %70-90 arsında değişmektedir. Hepatit B taşıyıcısı olan bireylerin %10-30'u kronik hepatit B hastasıdır fakat karaciğer enzimleri standart ya da ona yakın biçimde gidişat göstermektedir. 

Kronik hepatit B rahatsızlığı olan bireylerin hepatosellüler kanser oluşma oranı senelik %0,2 iken hepatit B' bağlı olarak sirozlu olan bireylerde %2-3'dür. Bu sebeple Kronik hepatit B'si olan ve sirozlu bireylerde 6 aylık periyotlarda batın USG (ulturason)ve alfa-fetoprotein tetkiklerinin takibi muhakkak tavsiye edilmektedir. 

Kronik Hepatit B Nasıl Bulaşır
  • Doğum esnasında anneden bebeğine doğum yolu ile bulaşır,
  • İnfekte olan bireylerle cinsel münasebetle bulaşır,
  • İnfekte olan bireylerle aynı evi paylaşmaktan dolayı bulaşır, 
  • Şırınga gibi kanla teması olan eşyaların ortak kullanımından dolayı bulaşır, 
  • Dövme uygulamaslrı esnasında bulaşır,
  • Sağlık sektöründe çalışan bireylere iğne batması sonucunda bulaşmaktadır.
Diğer bireylere hepatit B bulaştırmamaya çok özen göstermek lazım. Diğer bireylere bulaştırmamak için bazı önlemler almak gerekiyor bu önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Eğer bireyin eşi hepatit B'ye karşı aşılanmamış ise hemen aşısı yapılmalıdır. Hepatit B aşısı sağlık ocaklarında riskli olan bireylere karşı ücretsiz bir şekilde yapılabilmektedir. Eğer bireyin eşi aşı yaptırmamış ise her ilişkide korunmak gerekmektedir.
  • Aile fertleri hepatit B'ye bağışıklık kazanmaları için muhakkak aşılanmalıdır.
  • Diş fırçası, traş bıçağı gibi kan bulaşma ihtimali olan özel eşyalar asla başka bir bireyle paylaşılmamalıdır.
  • İhtiyaç halinde bile kan, sperm ve organ bağışı kesinlikle yapmayınız.
  • Eğer açık bir yara mevcut ise kanı herhangi bir yere bulaşmadan hemen yaranın üzeri kapatılmalıdır.
  • Eğer hastanede damar yolu açılıyor ise kullanılan iğne muhakkak tıbbi atık kutularına özenle atılmalıdır.
  • Eğer damar yolu açılması esnasında kan yere damlar ise 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile alan dezenfekte edilmelidir.
Kronik Hepatit B
 Halk arasında öksürme, hapşurma, yanaktan öpme, çocukları emzirme, içilen su yiyeceklere dokunmaktan, ve çatal bıçakların yıkandıktan sonra ortak kullanımından hepatit B bulaşacağı düşünülmektedir fakat bu yanlış bir düşüncedir. Kronik hepatit b rahatsızlığı bulunan bireylerin iş yerlerine ve okullarına gitmelerinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
<]]> Kronik Gastrit https://www.kronik.gen.tr/kronik-gastrit.html Fri, 23 Nov 2018 01:29:42 +0000 Kronik gastrit, mide iltihabı olarak da bilinen ve halk arasında oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Alerji veya enfeksiyon yoluyla ortaya çıkan, beraberinde iştahsızlık, kusma, mide bulantısı, mide yanmas Kronik gastrit, mide iltihabı olarak da bilinen ve halk arasında oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Alerji veya enfeksiyon yoluyla ortaya çıkan, beraberinde iştahsızlık, kusma, mide bulantısı, mide yanması gibi belirtilere yol açan bir hastalıktır. Zararlı maddelerin mide mukozasına vermiş olduğu hasar midenin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesine neden olur. Kronik gastrit birden bire ortaya çıkan bir problem değildir. Kronik gastrit zamanla oluşur. Mide mukozasına konumlanan ve fonksiyonunu önleyen etkenler zamanla gastritin kronikleşmesine neden olur.

Kronik gastrit neden olur

  • Kronik gastritin oluşmasında en önemli faktör ''Helicobakter Pylori'' adı verilen bir bakteridir. Bakteri ince çubuk şeklindedir ve gastrit problemine çok sık neden olur. Güzel yıkanmamış gıdalar ya da hijyen olmayan içecekler dolayısıyla mideye geçerek gastrite yol açar. Bu bakteriden korunmak için tüketilen gıdaların iyice yıkanmasına dikkat edilmelidir. Bakteri mideye ulaştıktan sonra zararlı toksinler salgılamaya başlar. Vücut savunmaya geçerek bu zararlı toksinlerle birleşir ve bu durum karşısında mide mukozası hasar görür.
  • Yanlış beslenme de kronik gastrite neden olabilir. Kötü beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı zamanla mide yüzeyinde tahribata yol açarak gastrite neden olur. Bu durum devam ettirildiğinde gastrit kronikleşebilir.
  • Sigara midede sinir sistemini uyararak daha fazla mide asidi salgılanmasına yol açar. Fazla salgılanan mide asidi zaman içinde kronikleşen gastrite neden olur.
  • Stres kronik gastrit için bir diğer nedendir. Devamlı strese maruz kalmak mide asidinin fazla salgılanmasına ve dolayısıyla kronik gastrite neden olur.
  • Aspirin ve benzer ilaçların devamlı kullanılması kronik gastrit için diğer bir nedendir.

Kronik gastrit belirtileri

Kronikleşen gastrit bazen herhangi bir belirti vermeden seyredebilir. Rahatsızlık uzun süre devam eden iltihap nedeniyle oluşur. İltihap zamanla mide bulantısı, kusma, iştah kaybı, şişkinlik hissi ve geğirme görülebilecek belirtiler arasında yer alır.

Kronik gastrit tanı ve tedavisi

Mide rahatsızlığı yaşanıyor ve bu rahatsızlık yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa bir doktora başvurmakta yarar vardır. Doktor hastanın öyküsünü dinleyerek gastrit tanısı koyabilir. Ancak kesin tanı için bazı testlerin uygulanması gerekebilir. Endoskopi tanı için en faydalı tetkiktir. Endoskopi genellikle 40 yaş üstü hastalarda uygulanan bir tekniktir.

Kronik gastrit tanındıktan sonra tedavi amaçlı, mide asidini dengeleyen ilaçlar reçete edilebilir. 15 günlük düzenli bir tedaviden sonra hastalık kontrol altına alınabilir. Ancak hastalığın tekrarlamasını önlemek için koruyucu tedavi uygulanmalıdır. Bu tedavilerin yanı sıra beslenme diyeti uygun görülebilir. Mide asidini tetikleyen yiyecekler hastaya yasaklanır. Mide kendini yenileyebilen özellikte bir organdır ve kişi tedaviye dikkat ederse iyileşebilir. Ancak kişi tedaviye uymaz ve mide asidini arttıran yiyeceklere devam ederse hastalık devamlı tekrarlar. Tekrarlamaların önlenmesi için hastalık iyileşse bile yenilen içilen besinlere dikkat edilmelidir.

Kronik Gastrit

Kronik gastrit evde de bazı yöntemlerle kontrol altına alınarak yaşam kalitesi arttırılabilir. Günlük düzenli olarak elma suyu, üzüm suyu, çiğ patates suyu içmek gastrit şikayetlerinin hafiflemesine yardımcı olur. A, C ve D vitaminleri bakımından zengin bir beslenme programı kronik gastrit için faydalı olur.

Kronik gastrit için yasaklı besinler nelerdir

  • Dondurma
  • Ekşi yoğurt
  • Reçel, çikolata
  • Turşu
  • Sert ve ekşi meyveler
  • Sigara, alkol, kahve, asitli içecekler, kakao ve çay
  • Baharatlar
  • Sirke ve hardal
  • Kızartılarak pişirilen hamur işleri olarak sıralanabilir.
]]>
Kronik Psikoz https://www.kronik.gen.tr/kronik-psikoz.html Sat, 24 Nov 2018 01:09:40 +0000 Kronik psikoz, psikolojide en fazla rastlanan hastalıklar grubudur. Bu hastalarda bazı belirtiler birlikte bulunur. Bu hastalıklar genellikle kronik şekilde yani uzun süreli hastaları etkisi altına alır. Psikoz krizi sırasında hastad Kronik psikoz, psikolojide en fazla rastlanan hastalıklar grubudur. Bu hastalarda bazı belirtiler birlikte bulunur. Bu hastalıklar genellikle kronik şekilde yani uzun süreli hastaları etkisi altına alır. Psikoz krizi sırasında hastada gerçeklik duygusu çarpıklaşmakta ve kişilik değişimleri meydana gelmektedir. Ancak bunun etkisinde olan hastalar yaşadıklarının farkında bile olmaz. Kronik psikoz hastaların gerçek ve hayal dünyasını birbirinden ayıramamasından kaynaklanır. Şizofreni halk arasında genellikle psikoz olarak bilinse de, gerçekte psikoz belirtiler kümesinden meydana gelir. Kronik psikoz bibolar bozukluk, şizofreni, psikotik depresyon gibi hastalıklarla birlikte oluşur. Her hastada farklı belirtiler ortaya çıktığı için, kronik psikozda farklı şekillerde yaşanır. Hastalardaki belirtiler toplumsal sorunlara, kişisel ve mesleki sorunlara neden olur.

Kronik psikoz erken belirtileri nelerdir
  • Kişinin mantık dışı sözler söylemesi
  • Uyku düzeninin değişmesi
  • İştahta değişimler olması
  • Bazı düşüncelerin ve hareketlerin saplantı düzeyinde etkili olması
  • Kişisel temizliğin ve bakımın kötü olması
Kronik psikoz ileri aşamada hangi belirtileri verir

Kronik psikoz hastalarındaki sanrılar ve varsanılar oldukça önemli psikotik belirtilerdir. Hastalardaki gerçekte olmayan şeyleri görme, duyma, hissetme, tatma, koklama varsanılar arasında yer alır. Hastalar kafasında sesler duyar, gözleriyle hayaller görür, gerçekte olmayanları hisseder. Başkalarının kendisine dokunduğunu düşünür. Sanrılarda değiştirilmesi oldukça zor olan hatalı inanışlardır. Hastanın eşinin kendisini aslında olmayan biriyle aldattığını düşünmesi buna örnek verilebilir. Bunlar kişinin huzursuz olmasına yeter, karşısında olan kişileri kendine karşı düşman gibi görür. Gerçek ve hayal birbirine karışır. Kendilerini toplumsal önder, film yıldızı gibi görmeye başlarlar. Televizyondaki konuşmaları bile kendileriyle ilgili olduğunu düşünürler, şarkıların içinde gizli mesaj olduğunu sanırlar. Hastalar başkalarının düşüncelerini okuduklarını düşünür ya da kendinin düşüncelerini hiç kimsenin bilmediğini sanırlar.

Kronik Psikoz
Kronik psikoz hastalarında sanrılar paranoya gibi yaşanmakta, başkalarının kendisini takip ettiğini, kontrol ettiğini, ona tuzak kurduğunu sanırlar. Kendilerine eziyet edildiğini sanıp, kuşku duyarlar. Hastalarda düzensiz davranışlar, konuşma gibi durumlar gözlenir. Her konuya hızla geçiş yaparlar. Kendilerini zor ifade ederler. Konuşmaları anlamsız olur, günlük işlerini yapmakta zorlanırlar. Sürekli duygularında değişim olur, fazla konuşmayı sevmezler. Kronik psikoz hastalarındaki bu belirtiler bazen birkaç saat, bazen de aylarca devam edebilir. Tedavi edilmediği takdirde yıllarca süren belirtilerle karşılaşılabilir.

Kronik psikoz özellikleri nelerdir

Herkes psikoz etkisine girebilir. Gerçeklikten koparak zorlanabilir. Hastalardan hassas yapıda olanlar, kırılgan olanlar bunalımdan daha fazla etkilenirler. Bazen kendilerini yönlendirmek durumunda kalabilirler. Özellikle ergenlik döneminde, baba evinden ayrıldıkları zaman, eğitimden sonra iş yaşamına başladıkları dönemde, partnerleri olduğunda, çocukları olduğunda, ilişkileri ittiği zaman, işlerinde değişiklik olduğunda kendilerini yeniden yönlendirmek zorunda kalırlar. İnsanlar genellikle herkese tehlikeli olan dönemlerde psikotik olabilirler. Diğerlerine göre daha duyarlı tepkiler verirler. Bunalımdan kaçmayı yaşamdan kaçma olarak değerlendirirler. 

Kronik psikoz herkeste farklı olur. Çünkü herkes birbirinden farklıdır. Kronik psikozda farklı şekilde gelişir. Oluşan her belirtinin kendine has gelişimi bulunur. Psikoz farklı olduğu gibi, kişisel içeriklerle doludur. Şizofrenik kronik psikoz, algılama, dil ve düşünce değiştiğinde, duygusal psikozlar ruhsal durum, yaşam]]> Kronik Prostatit https://www.kronik.gen.tr/kronik-prostatit.html Sat, 24 Nov 2018 15:18:04 +0000 Kronik Prostatit; Çoğunlukla prostatit, genç olan erkeklerde meydana gelen hastalık şeklinde bilinmektedir. Fakat epidemiyolojik şeklinde yapılan çalışmalar ile prostatitin BPH ve prostat kanserinin tersine bütün yaş grupları Kronik Prostatit; Çoğunlukla prostatit, genç olan erkeklerde meydana gelen hastalık şeklinde bilinmektedir. Fakat epidemiyolojik şeklinde yapılan çalışmalar ile prostatitin BPH ve prostat kanserinin tersine bütün yaş gruplarında meydana geldiğini göstermektedir. Erkeklerde, cinsel yaşamın başlaması ile meydana gelen ve halk arasında prostat nezlesi şeklinde bilinmekte olan kronik prostatit, iktidarsızlık korkusuna sebep olmaktadır.

Kronik olan prostatit, erkeklerde, cinsel yaşamın aktif bir duruma gelmesi ile beraber gözükmeye başlıyor. 20’li yaşlardan başlayıp 40 ve 50’li olan yaşlara değin erkeklerin yaklaşık olarak yüzde 5’inde bu rahatsızlık meydana gelir. 50 yaşın üstünde bulunan erkeklerde de en fazla görülen üçüncü hastalıktır. Kronik olan prostatit, idrar yaparken yanma ve oldukça fazla idrar ihtiyacı şeklindeki yakınmalarla beraber, genital olan bölge ağrılarına da sebep olmaktadır.

Kronik biçimde olan prostatit olan bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak kesin bir biçimde tedavisinin yapılması oldukça zor bir şekilde olan ve yıllarca devam edebilen bir hastalıktır. Kronik olan prostatit, hastalarda genellikle psikolojik olan problemlere neden olmaktadır. Bu sebeple cinsel yaşamı da da olumsuz yönde etkilemektedir. Kronik olan prostatiti hastalığına yakalanmış olan erkeklerin genital bölgelerinde ağrı hissediyor olmaları bu insanlarda iktidarsızlık endişesine sebep olabilmektedir.

Prostatıt; Prostatit prostatın ve bazen saran dokunun yangısal olan hastalığıdır ve erkeklerin oldukça fazla karşılaşmış olduğu bir prostat sorunudur. Genital yada üriner sorunlar ile doktora başvuran her 10 erkeğin 4’ünde sebebin prostatit olduğu varsayılmaktadır. Bütün sağlıklı olan erkeklerde yer alan ve üreme için gerekli bulunan prostat bezi, insan vücudunda bulunan öbür organlar gibi iltihaplanabilir. Prostat iltihabı veya bilimsel ismiyle prostatit çoğunlukla genç ve üreme çağına gelmiş olan erkeklerde meydana gelmektedir. Prostatit hastalığı erken olarak tedavisi yapılmaz ise kronikleşmeye oldukça yatkındır.Kronik Prostatit

Bazı prostat cinslerinde bakteri meydana gelmeden de prostat iltihabı meydana gelmektedir. Prostat iltihabı cinsellikle bulaşmakta olan hastalıklardan biri değildir. Ergenlik döneminden sonra her yaşta meydana gelebilen bir durumdur. Oldukça fazla gözüken kronik prostatit, belirtilerinin belirgin bir şekilde olmaması ve genellikle de öbür idrar yolları iltihapları ile beraber bir şekilde yer alması sebebi ile teşhisi gözden kaçabilir. Erkeklerde oldukça fazla gözüken kronik non-bakteriyel prostatit, prostatın belirli bir bakteriye bağlı bir şekilde bulunmaksızın iltihaplanmasıdır. Prostatit vakalarının %90'nında meydana gelir. Halsiz bir şekilde bırakan yorucu belirtiler ve ağrılar üç ay yada daha uzun bir şekilde devam edebilir.

]]>
Kronik Sinüzit https://www.kronik.gen.tr/kronik-sinuzit.html Sun, 25 Nov 2018 11:05:29 +0000 Kronik Sinüzit, Sinüsler kafa kemikleri ile yüz kemikleri içerisinde bulunan boş hava cepheleridir. Sinüsler genelde sağlıklı kalmalarına yardımcı olan kendisini nemlendiren ve oluşan mikropları temizleyen mukusu üreten ince bi Kronik Sinüzit, Sinüsler kafa kemikleri ile yüz kemikleri içerisinde bulunan boş hava cepheleridir. Sinüsler genelde sağlıklı kalmalarına yardımcı olan kendisini nemlendiren ve oluşan mikropları temizleyen mukusu üreten ince bir doku tabakası ile kapatılmıştır. Kronik sinüzit sinüsleri kapatan doku tabakasının enfekte yada tahriş olduğunda oluşmaktadır. Bu durum sonucunda örtü tabakası şişerek, oldukça fazla mukus üretmektedir. Bu sebeplerden dolayıda mukusun drenajı bozulmaktadır. Kronik sinüzit en az 12 hafta sürmekte ve aşağıda belirtilen maddelerden en az iki tanesi görüldüğünde kronik sinüzit başlangıcı anlamına gelmektedir.
  • Yüzde basınç, yüz ağrısı veya doluluk
  • Koku alma duyusunda azalma
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun yada geniz akıntısı
Akut rinosinüzit genelde soğuk algınlığı sebebi ile oluşan sinüslerin geçici bir enfeksiyonudur. Kronik sinüzit, soğuk algınlığını takiben oluşan ve belirli bir tedavi süreci gerektiren daha kalıcı bir sorundur. Kronik sinüzit belirtileri daha düşük dereceli olmasından dolayı hem hastalar hemde sağlık ekipmanları tarafından gözardı edilebilir. Eğer bir yıl içinde rinosinüzit birçok kez çoklu antibiyotik ilaçları ile tedavi edilmişse yada bir yıldan daha fazla yukarıda listelenen semptomlardan en az iki yada daha fazlasına sahip iseniz, ilerlemeden kronik sinüzit için doktora başvurmanız gereklidir. Kronik sinüziti olan kişilerin çoğu aynı zamanda yorgunluk hissetmektedirler. Bu semptomlar kronik sinüzitin teşhisinde kullanılmamasına rağmen yinede bir çok kişi yorgunluk hissetmektedir.

Kronik Sinüzit Tanısı Nasıl Konulur
Bir kişinin en az üç ay süre içinde yukarıda belirtilen semptomların iki yada daha fazlasına sahip olması kişinin kronik sinüzit olabileceğinin bir göstergesidir. Görülen bu klinik durumla doktora başvuran bir kişiye ya endoskopik sinüs tedavisi yada paranazal sinüs bilgisayarlı tomografi (BT) araştırılması ile kronik sinüzitin kesin teşhisi konulmaktadır. Paranazal sinüs BT taraması yaklaşık olarak 15 dakika sürmektedir. Tarama sırasında elde edilen görüntüler içerisinde sinüs tabanları ile sinüs boşluklarının iç kısmında herhangi bir polipin yada mukus olup olmadığının bilgileri ayrıntılı bir şekilde saklıdır. Sinüs endoskopisi, doktorun bir kameraya bağlı olan ince bir tüp kullanılarak bulunan sinüsler içerisindeki mukusun ayrıntılı incelenmesi ve araştırılmasına yardımcı olmaktadır.

Kronik Sinüzit
Kronik Sinüzit Tedavisi
Nezle yada soğuk algınlığı durumunun 10 günden daha uzun sürmesi durumunda gecikmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Sinüzit birçok kişinin sandığı gibi tedavisi zor yada mümkün olmayan bir hastalık türü değildir. Özellikle de kronik sinüzitlerde en önemli konu sinüzite yol açan ana sebebin ortadan kaldırılmasıdır. Kronik sinüzitlerde bazı durumlarda bazen burun polibi adı verilen et büyümeleri de görülmektedir. Bu tip durumlarda tek çare cerrahi yöntemdir. Son 10 yıldır özellikle sinüzit cerrahi yönteminde endoskoplar kullanılmaktadır. Yapılan ameliyatlarda fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi yani (FESC) ismi verilmektedir. Burun içine yerleştirilen bir kamera yardımı ile monitörden ameliyat yapmaya imkan sağlayabilen endoskopik cihazlar ile yapılır. Bu teknik, sinüslerin havalanmasını engellemeye yardımcı olan sebeplerin çözümü konusunda oldukça iyi bir olanak sağlayan ve sonuçları başarılı bir operasyonun sonrasında oldukça olumlu sonuçlar vermektedir.
]]>
Kronik Prostat İltihabı https://www.kronik.gen.tr/kronik-prostat-iltihabi.html Mon, 26 Nov 2018 07:00:24 +0000 Kronik prostat iltihabı: Erkeklerde görülen bir tür hastalıktır. Prostat bezinde sperm kanalları bulunur. Bu sperm kanalları vücudun en uzun kanallarıdır. Bazı bakteriler bu kanalara yerleşerek enfeksiyonun oluşmasına sebep olur Kronik prostat iltihabı: Erkeklerde görülen bir tür hastalıktır. Prostat bezinde sperm kanalları bulunur. Bu sperm kanalları vücudun en uzun kanallarıdır. Bazı bakteriler bu kanalara yerleşerek enfeksiyonun oluşmasına sebep olur. Bu bakteriler prostat iltihabın oluşmasına sebep olurlar. Bir süre vücut enfeksiyon kaptığı için iltihaplanır. Bu iltihaplanma da prostat bezlerine yerleşir ve prostat iltihabı oluşur. 
Prostat ADSL hastalığı gibi cinsel yol ile bulaşmaz. Dişi bireye herhangi bir zarar vermez. 

Prostat iltihabı ergenlik yaşını geçen her erkekte görülebilecek bir rahatsızlıktır. Mutlaka tedavi edilmesi gereken hastalıktır. Eğer tedavi edilmezse sinir hastalıkları gibi birçok hastalığa yola açabilir. İki çeşit prostat iltihabı bulunmaktadır. Akut ve kronik prostat iltihabı olmak üzere iki çeşitte vücutta bulunur. Akut prostat iltihabı  aniden olur ve çok şiddetli ağrısı vardır. Kronik prostat iltihabının ise yavaş seyreden ve az şiddetli bir ağrısı vardır. 

Kronik Prostat İltihabı
Kronik prostat iltihabının belirtileri;
  • Sık idrar çıkma isteği,
  • İdrarını ederken yanma hissetme,
  • Cinsel isteksizlik,
  • Boşalma yaparken acı hissetme,
  • Testisler de ağrı oluşması gibi belirtiler prostat iltihabının olduğunu gösterir.
Kronik prostat iltihabının tedavisi;
Kronik prostat iltihabı diğer iltihap söktürücüler gibi antibiyotik kullanılarak tedavi edilir. Yaklaşık iki ay boyunca doktor tavsiyesi olarak antibiyotik tedavisi uygulanır. Bu tedavi sonucunda genellikle olumlu sonuçlar alınırlar. Eğer iltihaplanma yeniden olduğu zaman ilaçlar değiştirilir. Ameliyat çok nadir olarak uygulanır. İltihaplanmanın derecesi yüksek olduğu zaman ameliyat edilir. Çünkü iyileşmesi ve tedavi süresi uzun bir rahatsızlıktır. 
]]>
Kronik Ne Demek https://www.kronik.gen.tr/kronik-ne-demek.html Mon, 26 Nov 2018 13:42:39 +0000 Kronik ne demek: Kronik kelimesi yaygın olarak sürekli tekrar eden tıbbi sorunlar için kullanılan bir tabir olmakla birlikte farklı alanlarda kullanılması söz konusudur. Türk Dil Kurumu’na göre kronik; “uzun zamanlar boyun Kronik ne demek: Kronik kelimesi yaygın olarak sürekli tekrar eden tıbbi sorunlar için kullanılan bir tabir olmakla birlikte farklı alanlarda kullanılması söz konusudur. Türk Dil Kurumu’na göre kronik; “uzun zamanlar boyunca herhangi bir çözüm getirilememiş,olup tekrar eden, olayların kronolojik sırayla yani ardı ardına yazılarak tarih” manasına gelmektedir. Kronik sözcüğüne ayrıca “süreğen”gibi ilginç kelimesiyle de açıklık getirmeye çalışan Türk Dil Kurumu, “vakayiname” kelimelerini de önermektedir. Tıp literatüründe bir sağlık sorunun kronik olarak sayılması konusunda bazı farklı görüşler bulunarak genel olarak birkaç aydır devam eden sorunlar için kronik kelimesi kullanılır. Kullanmakta olan insanların en çok kronik ağrı duyduğu kelime, birkaç aydır devam eder ve sürekli olarak tekrar eden ağrı tiplerini tanımlamaktadır.

Tıp bilimlerinde kullanılan hastalıklar ağrılar kronik akut olarak iki temel ifade ile tanımlanır. Kişinin herhangi bir zarar görmesi sonucunda oluşabilecek bu etkiye bağlı olarak biranda gelişen sorunların akut denirken, kronik problemlerin uzun yıllar öncesine dayanan nedenleri olabilir. Migren hastalarının belki de duymak istedikleri en son kelimelerden biri olan kronik, sürekli tekrar eden baş ağrılarını giderilmesi için kullanılır. Kronik ağrılar insanın siniri bozan, yaşam enerjisi alan içinde ve sürekli tekrar ettiği için moral bozan ağrılardır. Tıbbi geçmişin doğru şekilde değerlendirilmesi olarak kronik hale gelen sağlık sorunlarının çözümüne kavuşturulması mümkün olsa da, çok fazla faktörün söz konusu olması sonucu olarak bazen çözüm bulmanın ciddi manada zorlu bir sürece dönüşmesine sebep olmuştur.

Kronik Ne Demek
Kronik hastalıkları:
  • Kronik apse hastalıkları.
  • Kronik ateş hastalıkları.
  • Kronik bronşit hastalıklar.
  • Kronik enfeksiyon hastalıkları.
  • Kronik flor zehirlenme hastalıkları.
]]>
Kronik Kolesistit https://www.kronik.gen.tr/kronik-kolesistit.html Mon, 26 Nov 2018 20:02:31 +0000 Kronik kolesistit, insanlarda safra kesinde görülen en sık hastalıklardan biridir. Bu durumun en kötü yanı ise tabi ki kronik olmasıdır. Çünkü kronik olan kolesistit hastalığında kişilerde bu durum sık sık ortadan kalkarak te Kronik kolesistit, insanlarda safra kesinde görülen en sık hastalıklardan biridir. Bu durumun en kötü yanı ise tabi ki kronik olmasıdır. Çünkü kronik olan kolesistit hastalığında kişilerde bu durum sık sık ortadan kalkarak tekrar ortaya çıkar. Bu durum ise kişilerin sürekli olarak işlerinin aksamasına ve sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu hastalık direk olarak safra taşlarıyla alakalıdır. Safra kesesinde bulunan sistik adındaki kanalda meydana gelen taşların tıkama yapması, bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Tıkanmalar açıldığında sorun ortadan kalkar. Fakat sorunun kronik olması nedeniyle kolesistit problemi tekrar ortaya çıkar. Kronik kolesistit problemi, en kısa zamanda tedavi edilmediği zaman insanlarda çok ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle safra kesesinin yapısal bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olan bu durum ciddi olarak sağlık sorunlarını ortaya çıkarır. Kronik kolesistit, hastalarda çok ciddi şikayetlere neden olmaktadır. Hastaların en büyük şikayeti ise tabi ki meydana gelen safra kesesi ağrılarıdır. Bu ağrılar, taşların kanalları tıkamasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ağrıların azaltılması için herhangi bir ilaç kullanmak yanlış olduğundan ağrılar azaltılamamaktadır. Bunun yanında bir diğer şikayet ise bilier kolik adı verilen ağrıdır. Bu ağrı, kişilerde karın bölgesinin sağ üst bölgesinde görülmektedir. 

Kronik kolesistit sorunu olan insanların kesinlikle yağlı yiyecekler tüketmemesi gerekir. Çünkü bu besinler direk olarak mideyi zorlayacak ve safra kesesini harekete geçirecektir. Bu durumda safra kesesi kanalları tıkalı olduğu için ağrılar artacak ve kişide ağrılarla birlikte huzursuzluk sorunları, tahammülsüzlük sorunları ortaya çıkacaktır. Bazen de bu durum kişilerde sık sık mide bulantısı, kusma sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle kronik kolesistit, kendisini bu şekilde açığa çıkarır.
 
Kronik kolesistit tanısı nasıl konulur
Bu durumlarda yapılan ilk işlem fiziki muayene ve doktorun şikayetlerinizi dinlemesidir. Doktor şikayetleri dinleyerek sorunun safra kesenizde olduğunu tahmin edecek ve genellikle bu bölgelere yönelecektir. Daha sonra ilk iş, tabi ki ultrason cihazlarının kullanılmasıyla safra kesesinin detaylı olarak incelenmesindedir. Safra kesesi, ultrasonla incelendikten sonra meydana gelmiş olan kronik kolesistit ortaya çıkacak ve teşhis net olarak konulacaktır.

Kronik Kolesistit
Kronik kolesistit nelere neden olur
Kronik kolesistit sorununa müdahale edilmediği zaman insanlarda başta sarılık problemleri görülür. Meydana gelen sarılık problemi, her ne kadar geçici olsa bile kişilerde ciddi rahatsızlıklara neden olacağı için önem taşımaktadır. Bunun yanında tıbbi olarak pankreatit adı verilen hastalığın oluşması da büyük bir ihtimaldir. Özellikle kolesistit probleminin kronik olması bu durumların ortaya çıkma ihtimalini arttırmaktadır. 

Kronik kolesistit hastalığının tedavisi:
Bu problemin olduğu kişiler, kesinlikle erkenden tedavi olmalıdır. Diğer hastalıklar ortaya çıktığı zaman cerrahi müdahaleler bile gerekebilmektedir. Eğer farklı sorunlar ortaya çıkarsa bu durum çok ciddi bir şekilde zorluklara neden olur. Kronik kolesistit hastalığında en büyük tedavi cerrahi operasyonlardır. Genellikle kapalı ameliyat şeklinde yapılan bu operasyonlar, çok basit bir şekilde sonuçlanır. Fakat ameliyat sonrasında hastada küçük yan etkiler görülebilir. Özellikle mide bulantısı, kusma durumları çok sık karşılaşılır. Buna rağmen yapılan ameliyatların yüzde doksan beşi olumlu sonuçlanır. 
]]>
Kronik Pankreatit https://www.kronik.gen.tr/kronik-pankreatit.html Tue, 27 Nov 2018 11:35:23 +0000 Kronik pankreatit, insanlarda çok şiddetli bir şekilde karın ağrısına neden olan hastalıktır. Adından da anlaşılabileceği gibi pankreas üzerinde meydana gelen bu hastalık insanlarda kalıcı olarak fonksiyon bozukluğuna neden Kronik pankreatit, insanlarda çok şiddetli bir şekilde karın ağrısına neden olan hastalıktır. Adından da anlaşılabileceği gibi pankreas üzerinde meydana gelen bu hastalık insanlarda kalıcı olarak fonksiyon bozukluğuna neden olmaktadır. Pankreasın fonksiyonlarını kaybetmesi ve yapısal olarak bozukluklar yaşamasına neden olan bu hastalık, direk olarak pankreasın müzmin iltihabına yakalanmasına neden olmaktadır. İşte kronik pankreatit hastalığında da bu durum ara ara meydana gelerek olumsuz etkilerini belli aralıklarla gösterir. Bu durum kimi zaman her ay, kimi zaman her hafta olacak şekilde görülebilmektedir. Bu hastalığın oluşmasına neden olan çok fazla neden vardır. Bu nedenlerden biri ya da birkaçı kişilerde görüldüğü zaman kronik pankreatit meydana gelir. Bu hastalık genellikle ergenlik döneminden sonraki yaşlarda görülmektedir. Yani 18 yaşından sonra ortaya çıkar ve 25 yaşına kadar kişiler risk altındadırlar. Aslında hastalık ileri yaşlarda da görülebilir. Fakat en büyük risk grubu 18-25 yaşlardır. Bu yaşlar arasındaki insanlar bu açıdan çok daha dikkatli olmalıdırlar. 

Kronik pankreatit hastalığının nedenleri nelerdir
  • Özellikle erkek hastalarda bu hastalık birçok zaman tüketilen aşırı alkolden dolayı ortaya çıkmaktadır. Alkol bu hastalığın en sık karşılaşılan nedenidir. Özellikle alkolle birlikte tüketilen sigara kullanımı, başta kronik pankreatit olmak üzere insanlarda birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. 
  • Bazı insanlarda bu hastalık genetik olarak ortaya çıkmaktadır. Başta anne ve baba olmak üzere, dedede, ninede ya da diğer aile büyüklerinde bu hastalık daha önceden görülmüşse hastalığın genetik olduğundan şüphe edebilirsiniz. 
  • Kronik pankreatit hastalığı bazen insan vücuduna alınan darbeler ya da travmalar nedeniyle oluşabilmektedir. Bu gibi durumlarda tıbbi olarak iyi bir araştırma yapılmaması durumunda gözden kaçan hatalar kalabilmektedir. Bu durumlarda zamanla farklı hastaların oluşmasına neden olabilmektedir. Alınan darbeler pankreas kanalını zedeleyerek pankreas sıvısının kana karışmasına neden olabilir. Bu durumlarda kronik pankreatit sorun düzelene kadar kişide görülebilir. 
  • Pankreas ve bu organın kanallarında oluşan tümörler Bu tümörler pankreas sıvısının geçişini engelleyecek kadar büyüdüğünde ciddi olarak sorunlar ortaya çıkar. Bunların giderilmesi için cerrahi operasyonlar gerekmektedir. 
Kronik Pankreatit
Kronik pankreatit belirtileri nelerdir
Bu hastalığın en büyük belirtisi, insanlarda görülen aşırı karın ağrılarıdır. Meydana gelen karın ağrıları, bazen o kadar şiddetli olur ki hasta kişi uykusundan uyuyarak uyuyamaz. Bu durum özellikle eğitim hayatında ve iş hayatında ciddi aksaklıklara neden olur. Bunun yanı sıra kişilerde görülen bir diğer belirti; sürekli olarak kilo kaybı ve sindirim bozukluğunun olmasıdır. Kişilerdeki bu durum hastanın hayatına olumsuz olarak yansıyacaktır. Çünkü kişi sürekli olarak sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyacaktır. Ayrıca kişinin dışkısı da farklı olacaktır. Çünkü pankreasın görevini tam olarak yapamaması direk olarak dışkının rengine, kıvamına etki edecektir. 
Kronik pankreatit sorunun bir diğer belirtisi ise insanlarda yavaş yavaş diyabet hastalığı belirtilerinin ortaya çıkmasıdır. Pankreasta bulunan adacık hücrelerinin hızlı bir şekilde zarar görmesi kandaki insülin seviyesinin dengelenmesini önleyecektir. Bu durumda kişide şeker hastalığı oluşabilir. Fakat sorun kronik olduğu için diğer pankreatide göre sorun daha risksizdir. 

Kronik pankreatit tanısı nasıl konulur
Genellikle doktorunuz sizlerden öncelikle şikayetinizi alacaktır. Şikayetleriniz sonrasında sizlerden kan tahlili ve büyük idrar tahlili isteyecektir. Tahlil sonuçları çıkana kadar sizlerde aynı zamanda pankreas fonksiyon testlerine tabi olacaksınız. Bu şekilde pankreasta herhangi bir sıkıntı olup olmadığı or]]> Kronik Böbrek Yetmezliği https://www.kronik.gen.tr/kronik-bobrek-yetmezligi.html Wed, 28 Nov 2018 02:32:04 +0000 Kronik Böbrek Yetmezliği: Genel olarak böbrek yetmezliği, böbreklerin yerine getirmesi geren işlevini tam anlamı ile yerine getirememesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunun en belirgin göstergesi hasta olan kişinin kanında bu Kronik Böbrek Yetmezliği: Genel olarak böbrek yetmezliği, böbreklerin yerine getirmesi geren işlevini tam anlamı ile yerine getirememesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunun en belirgin göstergesi hasta olan kişinin kanında bulunan üre ve benzeri bir takım zararlı maddelerde artış olmasıdır. Böbrek yetmezliği kendisini iki şekilde göstermektedir. Bunlardan birincisi akut böbrek yetmezliği, diğeri ise kronik böbrek yetmezliği olmaktadır.

Kronik böbrek yetmezliği ile akut böbrek yetmezliği arasında bazı ufak farklılıklar mevcuttur. Örneğin, akut böbrek yetmezliği günler hatta saatler içinde her an ortaya çıkabilmektedir. Bu böbrek yetmezliğinde böbrekte oluşan hasar genel olarak tekrar eski haline dönebilmektedir ve sadece böbreklerin çalışmayı durdurduğu zamanlarda diyalize ihtiyaç duyulmaktadır. Kronik böbrek yetmezliğinde ise durum bundan biraz daha farklıdır. Kronik böbrek yetmezliği çok uzun zamanda hatta yıllar sonra bile ortaya çıkmaktadır. Bu, hastalığın sinsi ilerlemesinden kaynaklanmaktadır. Kronik böbrek yetmezliği böbrekleri yavaş yavaş bozmaktadır ve zamanla ilerleyen bir rahatsızlıktır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda hastalığın ileri evrelerine kadar hiçbir belirti olmayabilir.

Gerek akut böbrek yetmezliğinde gerekse de kronik böbrek yetmezliğinde böbreklerin bazı zararlı maddeleri dışarı atamamasından kaynaklı olarak bu maddeler kanda birikmekte ve birden fazla organ ile sistemi etkilemektedir.

Kronik böbrek yetmezliğine sebep olan faktörlerden bazıları şunlardır;

  • Böbrekte süzme görevi gören kısımlarda iltihap meydana gelmesi veya bu kısımları harap olması
  • Böbrekte bazı bölümlerde enfeksiyon meydana gelmesi
  • Böbreklere giden damarlardan bazılarının hasar görmesi sonucunda kan akımında azalma meydana gelmesi
  • Kişide diyabet hastalığının ya da yüksek tansiyonun veya her ikisinin bir arada olması
  • Böbrekte kist meydana gelmesi

Kronik böbrek hastalığının belirtileri ise şunlardır;

  • Mide bulantısı ve kusma
  • Halsizlik ve iştah kaybı
  • Aşırı susama ve geçmeyen kaşıntılar
  • Az ya da fazla miktarda idrar yapma durumu
  • Cildin renginin sarıya yakın ya da kahverengi bir ton alması
  • Çabuk yorgun düşme ya da çarpıntının olması veya her ikisinin birden olması
  • Nefes darlığı
  • Duymada güçlük çekme
  • Özellikle göz kapakları ve ayaklarda ya da vücudun her yerinde ödem oluşması
  • İdrar yaparken ağrı olması, idrarın kanlı olması ya da bulanık olması
  • Bir gecede birden fazla idrara çıkma
  • Kişili değişimi yaşanması ve ardından gelen saldırganlık
  • Bilincin bulanık olması, davranış değişiklikleri görülmesi ve sonucu komaya varan uyanıklık hali
  • Havale geçirme ve genellikle küçük yaştaki çocuklarda gece altına kaçırma ile gelişme gerilikleri görülmesi.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Bu belirtilerden biri ya da birkaçı görüldüğü takdirde kişinin ilk olarak bir doktor ile görüşmesinde yarar vardır. zira bu belirtiler farklı hastalık belirtileri de olabilmektedir.

Kronik Böbrek Yetmezliği Tedavisi

Günümüzde kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinde başarı oranı çok yüksektir. Bunun yanı sıra, kronik böbrek yetmezliğinde yalnızca ilaç kullanımı hastanın tedavisi için yeterli olmamaktadır. Ayrıca böbreğin işlevini yerine getirecek farklı tedavi yöntemleri gerekmektedir. Bu yöntemlerden ilki diyaliz, diğeri ise böbrek naklidir.

]]>
Kronik Aktif Gastrit https://www.kronik.gen.tr/kronik-aktif-gastrit.html Wed, 28 Nov 2018 09:41:25 +0000 Kronik aktif gastrit, günümüzde birçok insanda çok sık karşılaşılan bir durumdur. Genellikle yaşa bağlı olmadan ortaya çıkan bu hastalık kimi zaman çocuklarda kimi zaman da fark etmeden yetişkinlerde etkiler göstermektedir. Kronik aktif gastrit, günümüzde birçok insanda çok sık karşılaşılan bir durumdur. Genellikle yaşa bağlı olmadan ortaya çıkan bu hastalık kimi zaman çocuklarda kimi zaman da fark etmeden yetişkinlerde etkiler göstermektedir. Kronik aktif gastrit probleminde genellikle sorun kişilerin midesine giden zararlı maddelerdir. Bu maddelerden birine örnek verecek olursak insanların çok sevdiği ve günümüzde çok fazla tüketilen asitli içeceklerdir. Bu ve buna benzer maddelerin insanlar tarafından tüketilmesi durumunda maddeler mide mukozasına ciddi bir şekilde hasar verir. Maddelerin vermiş olduğu hasarlar, midede yaraların oluşmasına ve kronik aktif gastrit adı verilen hastalığın oluşmasına neden olmaktadır. Bu hastalık aniden oluşan bir hastalık değildir. Yavaş yavaş oluşum gösteren ve oluşmasına neden olan durumun devam etmesi halinde daha da büyüyen bir sorun olduğu için erken teşhis çok önemlidir. Akut gastrit addı verilen gastrit hastalığında sorun yavaş yavaş meydana gelmez. Fakat kronik aktif gastritte sorun yavaş yavaş ilerler. Bu durum da kronik aktif gastritin, akut gastritten farkıdır. Kronik aktif gastrit, mide mukozasına zarar verse bile bazen belirtiler ortaya çıkmayabilir. Bu durumda problemin ileri ki safhalarında belirtiler ortaya çıkacaktır. 

Kronik aktif gastrit neden kaynaklanır
  • Yapılan birçok araştırmaya göre bu hastalığa neden olan en önemli etken "helicobaktar pylori" adındaki bir bakteri türüdür. Bu bakteri mikroskoplar yardımıyla incelendiğinde bir çubuk şeklindedir. Ayrıca bu bakteri, insanların bulunduğu ortamlarda çok yüksek miktarda bulunmaktadır. En çokta temiz bir şekilde yıkanmamış yiyecekler üzerinde bu bakteriler bulunmaktadır. Bu nedenle temiz yıkanmamış besinlerin tüketilmesi kronik aktif gastrit meydana gelir. 
  • Helicobakter pylori adındaki bakteri türü, mide üzerine bazı toksinler salgılar. Mideye salgılanan bu toksinler, direk olarak mide de aktif gastrite neden olur. Vücut bu bakterilerle savaşabilmesi için gönderdiği hücrelerin yaptığı savunmalarla birlikte mide mukozasına zarar verir. Bu nedenle tıbbi ilaç kullanımı şarttır. 
  • Bazı insanlarda sürekli olarak sağlıksız maddelerin tüketilmesi kronik aktif gastrit probleminin oluşmasına neden olmaktadır. Bu yiyecekler mide mukozasını tahriş ederek problemlere neden olur. 
  • Kronik aktif gastrit hastalığının bir diğer tetikleyicisi de tabi ki aşırı sigara kullanımıdır. Çok fazla sigara içen insanlarda mide sinir sistemi sürekli uyarılır ve sürekli olarak mide asit salgılar. Mide kendi salgıladığı asit ile kendisine zarar verir. Bu durum kronik aktif gastrite neden olur. 
Kronik Aktif Gastrit
Kronik aktif gastrit belirtileri:
Bu hastalık son derece az belirti verir. Bu nedenle ilk zamanlarda herhangi bir belirti göremeyebilirsiniz. Fakat hastalığın ileri ki zamanlarında belirtiler görmeniz mümkündür. Özellikle mide ağrıları en büyük belirtidir. Mide içerisindeki tahriş nedeniyle tüketilen yiyecekler direk olarak mide ağrısına neden olur. Kronik aktif gastrit sorunu direk olarak mide içerisinde iltihaplara neden olur. Bu nedenle mide bulantısı, kusma ve iştah azlıkları görülebilir. 

Kronik aktif gastrit olan kişilerin uzak durması gereken yiyecekler ve içecekler:
Ekşimiş yoğurt: insanlarda bakteri artışına neden olduğu için kesinlikle tüketilmemesi gerekmektedir. 
Et konserveleri, füme edilmiş etler, sosis, pastırma, tuzlu balıklar, et kızarmaları kronik aktif gastrit sorunu olanların kesinlikle uzak durması gereken yiyeceklerdendir.
Çikolata ve reçel asla bu kişiler tarafından tüketilmemelidir. Bu iki ürün de midedeki gastriti daha da kötü edecektir. 
İçecek olarak ise alkol, kahve, çay, kakao, limonata ve diğer gazlı içeceklerin kesinlikle hastalık boyunca bir bardak bile olsa tüketilmemesi gerekmektedir. 
]]>
Kronik İnflamasyon https://www.kronik.gen.tr/kronik-inflamasyon.html Wed, 28 Nov 2018 20:56:21 +0000 Kronik inflamasyon, insan vücudunun dış etkenlere karşı ve iç etkenlere karşı vermiş olduğu tepkilerdir. Bu durum bir nevi alerji durumuyla aynı şekilde meydana gelmektedir. İnflamasyonun kronik olması nedeniyle kişilerde bu dur Kronik inflamasyon, insan vücudunun dış etkenlere karşı ve iç etkenlere karşı vermiş olduğu tepkilerdir. Bu durum bir nevi alerji durumuyla aynı şekilde meydana gelmektedir. İnflamasyonun kronik olması nedeniyle kişilerde bu durum sürekli meydana gelir. Kronik inflamasyonun etkileri genellikle cilt üzerinde görüldüğü için kişilerde estetik olarak ciddi sıkıntılar meydana gelir. Üstelik bu durumun etkileri bazen insanlarda yüz bölgesinde ve diğer görünen yerlerde olduğu için kişiler insan içine çıkmaya bile çekinebilmektedir. Aslında bu durum hastalığın en büyük problemidir. Bağışıklık sisteminin tehdit ettiği bölgedeki damarlar genişleyerek kılcal damarlara daha fazla kan pompalanır. Bu durumda cilt üzerinde şişmeler, kızarıklıklar ve diğer belirtiler ortaya çıkar. Kılcal damarların geçirgenliğinin fazla kan pompalanmasıyla birlikte artması, bilimsel olarak makrofaj denilen organizmaların kılcal damarlara hastalık bulaştırmasıyla sorun olmaya başlar. Kronik inflamasyondan etkilenmiş olan bölgede bulunan yabancı mikroorganizmaların içerdiği enzim keselerini yok etmeye çalışırlar. Bu olay tamamen insanlarda cilt lekelerine neden olur. Birçok inflamasyon hastalığında şişmeler meydana gelir. Fakat kronik inflamasyon hastalığında şişme durumları çok fazla görülmemektedir. Bu durum aslında diğer hastalıklara göre bir avantajdır. 

Kronik inflamasyon, insanlarda aylar ve hatta yıllarca etkisini gösterebilmektedir. Bu süreç içerisinde dokuların almış olduğu hasarlar daha da artar ve tedavi edilmesi daha da zorlaşır. Bu nedenle olabildiğince erken tedavi yapılması gerekmektedir. Tamamen bozulmuş olana dokular, kalınlaşma ile kendisini vücuttan atacaktır. Tabi ki bu durum insanlarda kötü bir görünüme neden olacaktır.

Kronik inflamasyon belirtiler nelerdir

Kızarıklıklar: Akut inflamasyon sorununun en büyük belirtisi tabi ki meydana gelen kızarıklıklardır. Genellikle insanlar meydana gelen bu kızarıklıklar sonrasında doktora gitmektedir. Meydana gelen kızarıklık, gün geçtikçe artacağı için kişilerin acilen uzman bir doktora gitmesi gerekmektedir. 
Ağrı: Kronik inflamasyon sorununda bölgede iltihaplanmalar meydana geleceği için bu iltihaplanmalar da ağrılara neden olacaktır. Özellikle sinir uçlarına gelen kimyasallar, dokunma durumlarında acıya neden olur. Bu acılar kimi zaman dayanılmaz olabilir. 
Hareket kısıtlaması: Meydana gelen ağrılar direk olarak kişilerde hareket kısıtlamalarına neden olur. Çünkü ağrının derecesi çok fazladır. Bu durum direk olarak kişinin hareket etmek istememesine neden olacaktır. 
Kronik İnflamasyon
Şişme: Daha öncen de de belirtiğimiz gibi her hastada şişme durumları meydana gelmeyebilir. Fakat hastalığın derecesine bağlı olarak iltihaplanmış bölgelerde şişme durumlar meydana gelebilir. Bu şişmeler nedeniyle, atardamalardan kan geçişi zorlanır ve hasarlı dokular ortaya çıkabilir. 
Isı ve sıcaklık artması: Son belirti olan sıcaklık artışı, kızarıklığa bağlı olarak gelişir. Bölgede aşırı fazla kan geçmesi nedeniyle sıcaklık artışı meydana gelebilir. Bu durumlarda soğuk uygulama faydalı olacaktır. 

Kronik inflamasyon için yapılması gerekenler:
  • Bu sorunun görüldüğü kişilerin kesinlikle düzenli ve kaliteli olacak şekilde uyuması gerekmektedir. Düzenli uyku sayesinde bağışıklık sistemi kendisini daha da geliştirecektir. Bu şekilde hastalığın şiddeti azaltılabilir. 
  • Başta zeytinyağı olmak üzere bazı gıdalar kronik inflamasyon etkilerini azaltabilmektedir. Bu gıdaların düzenli bir şekilde kullanılması oldukça faydalı olacaktır. 
  • İnsanlarda obezite ya da fazla kilolar bu hastalığın şiddetini arttıracağı için sorunlar oldukça artacaktır. Bu nedenle hızlı bir şekilde kilo vermeye çalışın. Verdiğiniz her kilo, sizler için çok faydalı olacaktır. 
  • Son olarak en ö]]> Kronik https://www.kronik.gen.tr/kronik.html Thu, 29 Nov 2018 11:09:29 +0000 Kronik, kelimesi herhangi bir durumun yada olgunun düzenli bir şekilde kendini sürekli yenilemesidir. Yani olayların art arda gelerek sıralı bir şekilde yazıldığı tarihtir. Birden çok anlamı olan kronik kelimesi günümüzde çoğ Kronik, kelimesi herhangi bir durumun yada olgunun düzenli bir şekilde kendini sürekli yenilemesidir. Yani olayların art arda gelerek sıralı bir şekilde yazıldığı tarihtir. Birden çok anlamı olan kronik kelimesi günümüzde çoğunlukla duyulduğu sektör sağlık sektörüdür. Kullanıldığı diğer alan ise tarihtir.

    Tıp da ki anlamı ise, herhangi bir hastalığın uzun süre yada hiç bir zaman kesin iyileşme olmadan hastada devam etmesidir. Süreğen olarak da geçer. Kronik terimi, tıbbi tedavi olsun rehabilitasyon tedavisi olsun hastalığın iyileşmesi için bütün yollar denenmesine rağmen düzelmemesi, sakatlığın veya herhangi bir özrün giderilememesi ve hastalığın sürekli nüks etmesidir. Kişilerin normal hayatta çalışmasına hareket etmesine ve vücut fonksiyonlarını istediği kullanamamasına neden olan, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklarda kronik hastalıklar arasına girer. 

    Kronik hastalıkların özellikleri
    • Yavaş seyreden ve uzun bir ömür süren, devam eden bir hastalıktır.
    • Bir diğer adı da müzmin hastalıktır.
    • Günlük hayatta kabullendiğimiz ve alıştığımız bir hastalıktır.
    • Anneden bebeğe geçen ve doğuştan olanları da vardır.
    • Bir nevi genetik bir hastalık da diyebiliriz.
    Kronik hastalıklar

    Kronik bronşit: Arka arkaya hastalığı devam eden bir öksürük zinciri şeklindedir ve devamında mukus akıntısı gelerek olur. Bu işlem kişinin hayatında sürekli tedavi ve bakım gerektirir. Vücudunun zayıf düştüğü yada soğuk algınlığı gibi durumlarda hemen yeniden nüks eder. Kronik hastalığın neredeyse en yaygın olanıdır.

    Kronik diyabet hastalığı: Bu hastalık ise pankreasın yeteri kadar insülin üretememesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Buda vücutta şeker seviyesinin yükselmesine sebep olur. İnsülin, şekerin enerji olarak kullanılabilmesi için hücreye  girmesini sağlayan önemli ve gerekli bir hormondur. Madde vücut tarafından üretilemeyince beden rahatsızlanır ve şeker seviyesi yükselir. Hastalığın kesin bir iyileştirme tedavisi yoktur. Dışarıdan sürekli insülin iğneleri yapılarak kişiler normal hayatlarına devam eder.

    Kronik astım: Bu rahatsızlık ise, akciğeri iç hava yollarında yaşanan iltihabik bir durumdur. bu iltihabik durum kişide alerjiye ve sık sık oluşan enfeksiyonlara sebep olur. Bir diğer adıyla astım bronş, hava yollarının şişlik ve kızarıklık hastalığıdır. 

    Kronik
    Kronik hipertansiyon: Hastalık tam olarak vücudun kan basıncı olarak açıklanabilir. Vücudumuz içerisinde damarlarda dolaşan kanımızın, dolaşım esnasında içeride basınç oluşturmasıdır. Bu basınç günlük hayat içerisinde kişinin aldığı gıda, yaptığı iş ve harcadığı enerji oranı dengeli olmadığı zaman damarlara basınç yapar ve tansiyonu yükseltir.

    Kronik hastalıklar, dünyada ölümlerin % 63  ne sebep olmaktadır. Buda yaklaşık olarak elli yedi milyon insan demektir. bu ölümlerin çoğunluğu diyabet, kanser ve kronik solunum yolu hastalıklarıdır. Genel olarak kronik rahatsızlıklar yaşam standardı düşük ve orta dereceli ülkelerde daha çoktur. Kadın ve erkeklerde görülme oranları neredeyse aynıdır. Her yıl olan ölümlerde 10 kişiden 7 si bu kronik hastalıklardan dolayı hayatını kaybetmiştir. 

    Kronik hastalıkların, tamamen tedavilerinin olabilmesi için dünyada bir çok yol denenmiş ve denemeye devam etmektedir. Fakat henüz hiçbiri için iyi bir sonuç bulunamamıştır. Her kronik hastalık da dikkat edilen bakım ve tedavi yöntemleridir. Özellikle de kanıta dayalı tıbbi uygulamalar denenir. 
    ]]>
    Kronik Gastrit Diyeti https://www.kronik.gen.tr/kronik-gastrit-diyeti.html Thu, 29 Nov 2018 12:26:32 +0000 Kronik gastrit diyeti, her ne kadar diyet olarak tanımlansa da, kronik gastrit hastaların uyması gereken bir beslenme şeklidir. Bu hastalarda mide mukozasında hasar bulunmaktadır. Bu görevini yerine getirmesine engel olur. Zaman içinde Kronik gastrit diyeti, her ne kadar diyet olarak tanımlansa da, kronik gastrit hastaların uyması gereken bir beslenme şeklidir. Bu hastalarda mide mukozasında hasar bulunmaktadır. Bu görevini yerine getirmesine engel olur. Zaman içinde gelişen kronik gastrit, hastalarda önemli sorunlara neden olur. Hastalığın etkeni Helicobakter Pylori denilen bakteri mide mukozasına yerleştiğinden, hastaların yediği besinler mide asidini arttıracak türden olmamalıdır. Bu nedenle kronik gastrit hastaları diyete dikkat etmelidir. Tedavide en önemli unsur beslenmedir. Tıbbi tedavinin yanında hastaların uyması gereken diyeti uygulamaları halinde, rahatsızlık kolay tedavi edilebilir. Aksi halde mide ağrısı yakınmaları geçmediği gibi, ileri aşamalarda ciddi sorunlar yaşanabilir. Hastalar tıbbi tedaviyle iyileşse bile beslenme rahatsızlığın tekrarına neden olabilir. Kronik gastrit diyeti belirli yiyeceklerin tüketilmesi, bazı yiyeceklerden kaçınma gibi uygulamaları kapsar. Temel olarak mideye dokunmayacak besinler tüketilmelidir.

    Kronik gastrit diyetinde uyulması gerekenler

    Hastaların aç kalmaması gerekir. Midenin aç olması da mide asidini arttıran etkenlerin başında gelir. Bu nedenle sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri zamanında yenmelidir. Ana öğünlerle arada ara öğünler olmalıdır. Bu öğünlerdeki besinlerin aşırı tüketilmesini önlediği gibi, midenin boş kalmasını da önler.

    Kronik gastrik diyeti sırasında açlık hissinin önlenmesi çok önemlidir. Bunun için öğünlerden iki saat sonra meyve tüketebilirsiniz. Bu kandaki şeker oranının dengelenmesini sağlayacaktır. Böylece açlık hissi oluşması önlenecektir.

    Yemeğe başlarken ilk yiyecekler çok soğuk ya da çok sıcak olmamalıdır. Asit oranı yüksek olan portakal, domates, greyfurt, limon gibi yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir. Bu yiyecekler mide mukozası hasarını arttıracaktır. Bunlar gibi kola, hazır meyve suyu gibi içeceklerde bu etkiyi gösterir.

    Kronik gastrit hastalarının alkol ve sigara alışkanlığından uzaklaşması gerekir. Bunlar mideyi tahriş etmekte, uyarmakta, mide salgısını arttırmaktadır. Bu etkiyi koyu demli çay, koyu kahve gibi içeceklerde göstermektedir. Özellikle aç karnına içildiğinde hastaların yakınmalarını arttırmaktadır.

    Yiyecekler arasında baharatlı olanlar, acı, ekşi, tuzlu ve yağlı olanlarda mide mukozasındaki tahrişi arttırmaktadır. Bu yiyeceklerin tüketiminde hastalar çok dikkatli olmalıdır. Tuz miktarı fazla olanlar, kızarmış besinler, krema, mayonez gibi yağ oranı yüksek besinler, turşu, çikolata gibi yiyecekler kronik gastrit hastalarının yakınmalarını arttırır. Hastalar mide ağrıları için, sabah kalktıklarında 1 bardak suya 1 çay kaşığı bal koyarak içebilir. Ancak şeker hastalığı bulunan kişilere bu tavsiye edilmez.

    Kronik gastrit diyetinde hastalar yemek yemek için fazla zaman ayırmalıdır. Yemekler ayak üstü atıştırma şeklinde yenmemelidir. Oturarak düzenli şekilde, lokmalar iyi çiğnenerek yutulmalıdır.

    Kronik Gastrit Diyeti
    Sabah kahvaltısında hastalara az yağlı beyaz peynir, bitki çayı, meyve çayı, 1 tatlı kaşığı bal tüketebilir. Ancak şeker hastalarına bal önerilmez. Diğer öğünlerde ise gaz yapmayacak malzemelerle hazırlanmış olan çorbalar, yine gaz yapmayacak, iyi pişmiş sebze yemekleri, haşlama, ızgara, buğulama, fırın şeklinde pişirilen ana yemekler, az yağda pişen pilav ve makarna tüketilmesi tavsiye edilir.

    Diyette tüketilen meyveler kabuksuz olmalıdır. Özellikle mide ağrısı, yanma gibi etkiler bulunduğu zaman hastaların meyveleri ve sebzeleri çiğ olarak tüketmemesi gerekir. Bu zamanlarda besinler haşlama, fırın, komposto şeklinde pişirilerek tüketilmelidir.

    Kronik gastrit diyetinde ara öğünlerde 1 dilim ekmek, az yağlı beyaz peynir, yanında bitki çayları tüketilebilir. Yemeklerde et ve sebze]]> Kronik Prostat https://www.kronik.gen.tr/kronik-prostat.html Fri, 30 Nov 2018 06:51:11 +0000 Kronik prostat, direk olarak erkeklerde prostatın iltihaplanmasıyla ortaya çıkmaktadır. Prostat rahatsızlıkları, erkeklerde meydana gelen ve birçok zaman hayatı tehdit eden problemlere neden olduğu için ciddi bir önem taşımakta Kronik prostat, direk olarak erkeklerde prostatın iltihaplanmasıyla ortaya çıkmaktadır. Prostat rahatsızlıkları, erkeklerde meydana gelen ve birçok zaman hayatı tehdit eden problemlere neden olduğu için ciddi bir önem taşımaktadır. Prostat bezinde sperm kanalları bulunmaktadır. Bu kanallar son derece uzun ve karışık bölgelerdir. Bu kanalları içerisinde insanlarda E.coli adındaki bir bakteri yerleşir. Bu bakteriler, çok kısa bir zaman içerisinde prostat kanallarına yerleşerek iltihaplanmalara neden olur. Bu durumda prostat rahatsızlıkları ortaya çıkar. Bu iltihapların bazı insanlarda sık sık meydana gelmesi ve kimi zaman etkisini ortadan kaldırması durumunda kronik prostat rahatsızlığı ortaya çıkar. Bu hastalığın ara ara etkisini göstermesi nedeniyle kronik adı verilmiştir. Bazen de insanlarda idrar yollarında oluşmuş olan iltihaplar prostata ulaşarak bu duruma neden olmaktadır. Genel olarak sonunun nedeni iltihap olduğu için tedavilerde de herhangi bir cerrahi işleme baş vurulmaz. Fakat eğer kişilerde prostat üzerinde fiziksel hasarlar ortaya çıkmışsa bu durumda cerrahi operasyonlar yapılabilmektedir. Kronik prostat rahatsızlığı kesinlikle bulaşıcı bir hastalı değildir. Yani aile içerisinde ya da diğer insanlarla aynı lavaboların kullanılması durumunda diğer kişiler için herhangi bir risk yaratmaz. 

    Kronik prostat hastalığı, tedavi edilmediğinde çok ciddi sorunlara neden olmaktadır. Özellikle sinir hastalıkları, bu hastalığın tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Sizlerde ilerde sinir hastalıklarıyla karşılaşmamak için tam zamanında kronik prostat tedavilerinizi olmalısınız. Çünkü bazen sinir hastalığı oluşmasa bile diğer problemler ortaya çıkabilir. Özellikle iltihabın diğer organlara bulaşması riski çok fazladır. 

    Kronik prostat belirtileri:
    • Kronik prostat hastalığının en büyük belirtisi, kişinin karın bölgesinin altında meydana gelen ağrılardır. Özellikle idrar yapma sırasında kişinin kendini kamasıyla bu ağrı daha da artabilir. Meydana gelen ağrıların karın bölgesine yakın olması, maalesef teşhisi zorlaştırmaktadır. Çünkü bu bölgede çok sayıda organ bulunmaktadır. 
    • Cinsel ilişki sırasında kişinin karın bölgesinde ağrılar görülebilmektedir. Özellikle boşalma sırasında bu ağrılar sızlama şeklinde iyice artmaktadır. Bu ağrılar ciddi bir şekilde artabilir. 
    • Kronik prostat hastalığı, olan insanların bağırsak bölgelerinde gerilme hissi meydana gelmektedir. Genellikle her hastada bu belirti ortaya çıkar. Fakat kronik prostatın ilk zamanlarında bu belirti ortaya çıkmayabilir. 
    • Bunun yanında son belirti ise testislerin salgılandığı bölgelerde ağrılar meydana gelir. 
    Kronik Prostat
    Hastanın bilmesi gerekenler:
    Kronik prostat sorunu olan kişilerin cinsel ilişkileri kesmeleri gerekmez. Sadece aşırı ağrı oluyorsa ve bu ağrılara kişi dayanamıyorsa cinsel ilişkiye isteğe bağlı olarak girmeyebilir. Bu konu açısından herhangi bir sorun yoktur. Yani kişi cinsel hayatını prostat iltihabı olmadan önceki gibi devam ettirebilirsiniz. Bunun yanında kesinlikle kronik prostatın kansere dönüşmesi gibi bir korku olmamalıdır. Bu durum son derece yanlıştır. Son olarak daha önceden de belirttiğimiz gibi kronik prostatın tanısını koymak zor olduğundan olabildiğince erken tanı gerekmektedir. 

    Tedavi:
    Kronik prostat tedavisi olarak öncelikle kişilerin bir üroloji uzmanına giderek teşhisi koydurması gerekmektedir. Daha sonra doktorunuz yüksek dozlu antibiyotik ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar çok düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Kronik prostat, genellikle ortadan kalkmış gibi görülür. Birçok kişi bu durumda ilaçları kullanmayı bırakır. Aslında bu durum son derece yanlıştır. Çünkü hastalık geçmiş gibi görülür ve daha sonra tekrar devam eder. Bunun için ilaçları sonuna kadar kullanın. Eğer kişi idrar yaparken hala zorlanıyorsa bu durum]]> Kronik Ürtiker https://www.kronik.gen.tr/kronik-urtiker.html Fri, 30 Nov 2018 19:26:59 +0000 Kronik ültiker, Halk arasında Kurdeşen ya da Dabaz olarak bilinen vücut da kızarma, kaşınma, kabarıklar ile seyreden vasküler bir rahatsızlıktır. Bu kabarıklar lokalize bir ödem neticesinde oluşmaktadır. Kimi zaman Kronik ültiker, Halk arasında Kurdeşen ya da Dabaz olarak bilinen vücut da kızarma, kaşınma, kabarıklar ile seyreden vasküler bir rahatsızlıktır. Bu kabarıklar lokalize bir ödem neticesinde oluşmaktadır. Kimi zaman ödemli bir plak, kimi zamanda orta kısmı iyileşmiş haritaya benzer biçimde kızarıklık oluşabilir. Bireylerin neredeyse % 20'si hayatı boyunca 1 kez ürtiker atağı atlatabilmektedir.

    Oluşan lezyonlar 1-2 saat içerisinde kaybolmaktadır fakat diğer kısımlarda yenileri oluşmaya devam etmektedir. Bu rahatsızlık genellikle akşam saatlerinde daha sık oluşmaktadır ve gün içerisinde kaybolmaktadır. Ürtiker daha derin dokuları tutmasına  anjiyoödem adı verilmektedir. Bu durumda bireyin dudaklarında, göz kapaklarında, el ve ayak tabanlarında şişme oluşmaktadır.

    Deriden ziyade sindirim sistemi ve solunum yolları tutulumu meydana gelirse karında ağrı ve midede dolgunluk hissiyatı meydana gelmektedir. Solunum yolarını ise seste çatallanma hissi, yutkunma esnasında takılma hissi oluşması, nefeste daralma olması ve bireyde panik gelişmesi şeklinde etkilemektedir.

    Ürtiker süresine göre sınıflandırılmaktadır. 6 haftaya kadar süren ürtikerlere akut ürtiker, 6 hafta gibi bir süreçten daha uzun sürenlere de kronik ürtiker adı verilmektedir. Akut ürtiker denilen tür genellikle çocuklarda ve gençlerde görülürken, kronik ürtiker orta yaşta oluşmaya başlar ve ataklar biçiminde sürebilir.

    Ürtiker plaklarının oluşumunda kapiller damar etrafında bulunan mast hücrelerinden salgılanan histamin vb. maddeler neden olmaktadır. Bu etkenler damar geçirgenliğini arttırarak cilt ve cilt altında ödem oluşumuna sebep olurlar bu da ürtiker belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar.

    Kronik Ürtikerin  Sebepleri

    İlaçlar: Bazı ilaçların ürtiker oluşumuna sebep olmaktadır. Bu ilaçları şu şekilde sıralayabiliriz: Penisilin, sefalosporin vb. türden antibiyotikler. Yine aspirin ve türevi ilaçlar, ağrı kesiciler, antienflamatuarlar ve kas gevşetici radyo kontrast maddeler bazı bireylerde ürtiker oluşumuna sebep olmaktadır. Genellikle yaşı ilerlemiş bireylerde ilaç kullanımında çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

    Besinler: Besinlerden dolayı ürtiker oluşumu çocuklarda ve genç yaştaki bireylerde daha sık olduğu  gözlenmektedir. Besin alınmasının ardından genellikle 90 dakikalık süreç içerisinde oluşmaktadır. Özellikle günümüzde koruyucu katkı maddesi eklenmiş olan paketli gıdalar, süt ve süt ürünleri, deniz ürünleri, yumurta, fıstık, çilek, muz, kivi, domates, çikolata ve baharatlar ürtiker oluşumuna sebep olan gıdalar arasında gösterilmektedir.  

    Enfeksiyonlar: Tüm viral, bakteriyel ve mantar enfeksiyonları ürtikere sebep olabilmektedir. Bayanlarda üriner enfeksiyon çocuk bireylerde ise üst solunum yolu sıkıntıları genellikle streptokok enfeksiyonlarla alakalıdır. Daha az rastlanmakla birlikte diş, sinüs, safra kesesi, prostat enfeksiyonları, mideye yerleşmiş olan helikobakter plori bakteri enfeksiyonu,  kronik hepatit B-C gibi viral sıkıntılar ürtikere neden olabilmektedir. parazitlerin sebep olduğu ürtikerde yurdumuzda sıklıkla görülmektedir.

    Solunum Yolu Alerjenleri: Genellikle çocuklarda kronik ürtiker atopik dermatite neden olmaktadır. Özellikle bitki polenleri, ev tozları, küf mantarları, hayvanlardan dökülen tüyler, kozmetik ürünler kimi zaman parfümler, spreyler ve özellikle sigara içilmesi ürtiker oluşumuna sebep olabilmektedir.

    Menstrüel Siklus ve Gebelik: Ürtiker yalnızca mens dönemlerinde kendisini gösteriyorsa progesteron ya da östrojen duyarlılığı araştırılabilir.

    İmplantalar: Femura yerleştirilen metaller yani metal dental protezler ve dental amalgam da ürtiker oluşumuna sebep olabilmektedir.

    Psikolojik Etkenler: Depresyon ve anksiyete gibi durumlar oluşması halinde de ürtiker sıkıntısı ile karşılaşmak mümkün olabilmektedir.

    Kronik Ürtiker Tedavisi

    Kronik Yorgunluk https://www.kronik.gen.tr/kronik-yorgunluk.html Sat, 01 Dec 2018 04:11:11 +0000 Kronik yorgunluk, altta yatan tıbbi bir rahatsızlık olmamasına rağmen yaşanan şiddetli yorgunluktur. Kronik yorgunluk dinlenmeyle iyileşmez, zihinsel ve fiziksel uğraşlar ise yorgunluğu daha da şiddetlendirebilir. Kronik yorgunluk, altta yatan tıbbi bir rahatsızlık olmamasına rağmen yaşanan şiddetli yorgunluktur. Kronik yorgunluk dinlenmeyle iyileşmez, zihinsel ve fiziksel uğraşlar ise yorgunluğu daha da şiddetlendirebilir.

    Kronik yorgunluk belirtileri

    Kronik yorgunlukta adından anlaşıldığı gibi temel belirti yorgunluk hissidir. Yaşanan  yorgunluk, stresli, yoğun ve uykusuz bir günün ardından gelen yorgunluktan çok daha farklıdır. Uyuma, dinlenme ile geçmeyen gün içinde daha da ilerleyen bir yorgunluk vardır. Kronik yorgunluktan etkilenen kişi daha önceki iş verimini ve dayanıklılık oranını oldukça düşürür. Bu nedenle de kronik yorgunluk eğitim, iş ve sosyal hayatı olumsuz etkiler. Kronik yorgunluk teşhisi koyabilmek için aşağıdaki belirtilerin en az altı ay yaşanması gerekir.

    • Baş ağrısı
    • Geçmeye kas ağrısı
    • Uyuma zorluğu
    • Eklem ağrısı
    • Boğaz ağrısı
    • Hafıza ve konsantrasyon bozukluğu
    • Koltuk altı veya boyun lenf bezlerinde şişme
    • Zihinsel ve fiziksel aktivitelerden sonra kişinin kendini tükenmiş hissetmesi

    Kronik yorgunluk teşhisinde göz önünde bulundurulmayan ancak kişinin yaşayabileceği diğer belirtiler;

    • Bilinç bulanıklığı
    • Geceleri terleme ya da üşüme
    • Depresyon, sinirlilik, panik atak, kaygı ve ruh hali değişimleri
    • Huzursuz bağırsak sendromu
    • Baş dönmesi, baygınlık hissi ya da duruş bozukluğu
    • Gıda, ses, koku ve ilaçlara karşı hassasiyet olarak sıralanır. Kişi bu belirtileri yaşıyorsa mutlaka doktora başvurmalıdır. Belirtilerin kronik yorgunluk mu yoksa başka bir hastalığın belirtisi mi olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Kronik yorgunluğa neden olabilecek faktörler nelerdir

    Viral enfeksiyon: Bazı kişilerde geçirilen bir viral enfeksiyon kronik yorgunluğa yol açabilir. Var olan ve pasif bekleyen kronik yorgunluk bir viral enfeksiyon sonrası aktifleşebilir.

    Bağışıklık sistemi problemleri: Bazı kişilerde yapılan araştırmalara göre bağışıklık sisteminin zayıf olması kronik yorgunluğa yol açabilmektedir. Ancak bu durumun ilişkisi tam olarak kanıtlanamadığı için halen araştırmalar devam etmektedir.

    Hormonal bozukluklar: Kronik yorgunluğa maruz kalmış bazı hastalarda yapılan araştırmalar sonucu böbrek üstü bezi, hipofiz bezi ya da hipotalamus hormonlarında bozukluklar tespit edilmektedir.

    Yaş: Kronik yorgunluk özellikle 40 yaş üzeri kişilerde daha çok görülür. Ancak kronik yorgunluğa için her yaş grubu maruz kalabilir.

    Kronik Yorgunluk

    Stres: Strese maruz kalan ve stresle başa çıkamayan kişilerde kronik yorgunluk görülme olasılığı yüksektir.

    Kronik yorgunluk tedavisi

    Kronik yorgunluğu tanımak için özel bir test bulunmamaktadır. Ancak doktor yaşanan belirtileri göz önünde bulundurularak başka hastalıkları ayırt etmek için bazı tetkikler uygulayabilir. Kronik yorgunlukta uygulanan tedavi hastanın yaşadığı belirtileri hafifletmeye yönelik ve yaşam kalitesini arttırmaya yönelik yapılır.

    Ağrı kesici tedavi: Kas ve eklemelerde oluşan ağrıları hafifletmek amacıyla ağrı kesiciler reçete edilir. Mide problemlerini önlemek amacıyla hastaya az ve sık yenmesi tavsiye edilir. Antidepresanlar hastanın yaşadığı belirtilere göre verilebilir. Hastada depresyon şikayeti varsa antidepresan ile bu şikayetler bloke edilebilir.

    Uyku düzeni: Kronik yorgunlukta uyku düzenini kontrol etmek yaşanan şikayetleri hafifletmek için önemlidir. Gündüz uykusundan kaçınarak aşama aşama gece uykusu düzene sokulabilir. Uyku düzeniyle beraber yeterince dinlenmek önemlidir. Gün içinde çok uzun olmayacak şekilde dinlenmek için vakit ayrılmalıdır.

    Gevşeme teknikleri: Kaygı, stres ve ağrıyı hafifletmek için derin nefes alma teknikleri ve gevşeme teknikleri uygulanabilir.]]> Kronik Lenfositik Lösemi https://www.kronik.gen.tr/kronik-lenfositik-losemi.html Sun, 02 Dec 2018 02:58:32 +0000 Kronik Lenfositik Lösemi, lenfositlerin yani beyaz kan hücrelerinin normal olmayan bir şekilde büyümesi ve tüm vücuda yayılması ile oluşan hastalığa kronik lenfositik lösemi adı verilir. Lenfositler, bağışıklık sistem Kronik Lenfositik Lösemi, lenfositlerin yani beyaz kan hücrelerinin normal olmayan bir şekilde büyümesi ve tüm vücuda yayılması ile oluşan hastalığa kronik lenfositik lösemi adı verilir. Lenfositler, bağışıklık sisteminde bulunur ve vücudu enfeksiyonlara karşı korurlar. Ancak lenfositlerin anormal bir şekilde artmasıyla bağışıklık sistemi zayıflar. Bunun nedeni ise artan bu lenfositlerin normal olmaması ve mikroplarla savaşmayan hücreler olmasıdır. Lenfositlerin aşırı derecede artması ile birlikte trombosit ve eritrosit gibi hücrelerin yapımı engellenmektedir. Böylece yayıldığı organların büyümesine neden olurlar. Yavaş ve sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Genellikle erişkinlerde görülen bu hastalıkta, %15 kadarlık bir kısım ise 50 yaş altında buluna hastaları ifade etmektedir. En çok görülen kanser çeşitleri arasında ikinci sırada yer alır. 

    Kronik lenfositik löseminin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalık bulaşıcı ve genetik değildir. 

    Kronik lenfositik lösemi hastalığının belirtileri
    • İştahsızlık,
    • Kilo kaybı,
    • Enfeksiyonlar,
    • Halsizlik, yorgunluk
    • Nefes darlığı,
    • Lenf bezlerinde büyüme ve dalak bölgesinde görülen ağrılar hastalığın bilinen belirtileri arasında yer almaktadır. 
    Kronik lenfositik löseminin tanısı

    Erken evrede hastaların kan sayımı sırasında beyaz kan hücrelerinin artmış olduğu tespit edilebilir ve hemotoloji kliniklerine yönlendirilir. Hastalığın tam teşhisi için hemotoloji kliniklerinde farklı teşhis yöntemleri uygulanmaktadır. Bunlar şöyle sıralanır:
    • Anamnez: Hastanın geçmişte yaşadığı hastalıkları sorgulanır. Büyüyen lenf bezleri ve dalak muayenesi bu esnada yapılır.
    • Biyokimyasal tetkikler: Bu teşhis evresinde kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin sayımı yapılır. Hemoglobin düzeyi ölçülür. Beyaz kan hücrelerinin artışı ile azalan trombosit sayısı da ölçülür.
    • Periferik kan yayması: Kan hücrelerinin çeşitliliği, birbirleri ile karşılaştırılması yapılır.
    • Kemik iliği biyopsisi: Leğen kemiğinin bulunduğu bölge genel anestezi ile uyuşturulur. Özel bir cerrahi yöntemle kemik iliği örneği alınır. Ağrı hissi duyulmaz. Alınan örnekler patalog ve hemotolog tarafından mikroskop ile incelenir.
    • Sitogenetik analiz: Alınan hücreler incelendikten sonra kromozom da meydana gelen değişiklikler saptanır. Fısh yöntemiyle hastalığın gidişatı ile ilgili normal olmayan şeyler saptanabilir. 
    • İmmunfenotipleme: Alınan örnek hücreler boyanarak löseminin alt tipleri saptanabilir. Ayrıca artmış olan lenfosit hücrelerinin anormal bir topluluk tarafından oluştuğu da tespit edilebilir. Lenfoma ve lösemi tiplerinin ayırıcı tanısı da bu evrede konulabilir.
    Kronik Lenfositik LösemiEvreleme nedir
    Kanserin vücutta yayılımını anlatmak için evre sözcüğü kullanılmaktadır. Lösemide kan iliğinin ve kemik iliği hastalığının vücudun başka bölümlerinde yayılıp yayılmadığı saptanır. Bu evreler şunlardır:
    • Evre 0: Bu evrede sadece kanda lenfosit hücrelerinin artışı gözlenir.
    • Evre 1: Lenfosit hücrelerinin artışı ile len bezleri büyümüştür.
    • Evre 2: Bu evrede dalak büyümesi görülür.
    • Evre 3: Kansızlık görülür.
    • Evre 4: Lenfosit artışı ile trombosit hücrelerin sayısı azalmıştır.
    Kronik lenfositik löseminin tedavisi

    Hastaya kemoterapi verilmeden önce EKG ile kalbin durumu değerlendirilir. Hepatit virüsları araştırılır. Kronik lenfositik löseminin standart muayane şekli şunlardır:
    • Bekleyip izlemek: Hastanın tedavi öncesi durumu izlenir. 
    • Kemoterapi: Hastalık erken evrede olsa bile bazı hastaların yaşam kalitesi bozulduğu zaman hastalara çeşitli kemoterapi ilaçları ile birlikte]]> Kronik Lösemi https://www.kronik.gen.tr/kronik-losemi.html Sun, 02 Dec 2018 04:19:31 +0000 Kronik lösemi, periferik kan ile kemik iliğini tutan ve kan hücrelerinin kontrolsüz bir biçimde çoğalması yoluyla ortaya çıkan bir kanser hastalığı türüdür. Kronik lösemileri genel anlamda akut ve kronik olması bakımı Kronik lösemi, periferik kan ile kemik iliğini tutan ve kan hücrelerinin kontrolsüz bir biçimde çoğalması yoluyla ortaya çıkan bir kanser hastalığı türüdür. Kronik lösemileri genel anlamda akut ve kronik olması bakımından ikiye ayırabiliriz. Bu losemi çeşitleri de kendi aralarında ikiye ayrılır. akut lösemiliği akut lenfositik lösemi  ile akut miyeloblastik lösemi olarak ikiye ayrılırken kronik losemi de kronik lenfositik lösemi ve kronik myelositik lösemi  lösemiler olarak kendi içinde ayrılmışlardır. Yetişkin bireylerde AML ve KLL türleri sık rastlanırken, çocukluk çağında olanlar için ise en sık ALL lösemiliği görülmektedir.

      Kronik lösemiler oldukça yavaş süren lösemi tipidir. Akut lösemiliği ile kronik lösemilerin her iki türünde de lösemi hücresinden yaklaşık bir trilyondan daha fazla yeni lösemi hücresi oluşumu gerçekleşir; bu hücrelerde normal bir hücre gibi işlev göremezler. Geçen süre içerisinde de kemik iliğini yok etmeye başlarlar.  

      Oluşabilecek risk faktörleri

      • Daha önce herhangi bir kanser tedavisi görmüş olmak
      • Genetik olarak meydana gelen hastalıklar 
      • Bazı yaşanan kan hastalıkları sorunu
      • Yüksek miktarda ışına maruz kalma durumu 
      • Bazı kimyasal maddelere maruz kalma durumu 
      • Sigara kullanımı 
      • Ailede lösemi yaşayan bireylerin olması

      Belirtileri

      • Hafif ateş ya da gece yaşanan terlemeler,
      • Sürekli yorgunluk ya da halsizlik hissi,
      • İştahsızlığın oluşması
      • İstemsiz şekilde gerçekleşen kilo kayıplarının yaşanması,
      • Vücutta kolay bir şekilde oluşan kanamalar ya da morarmalar,
      • Yürüyüş esnasında sürekli olarak nefes nefese kalma durumu,
      • Peteşi durumu (kanamanın sebep olduğu deri altında oluşan küçük kırmızı ve siyah renkteki noktalar),
      • Kronik ve akut lösemi rahatsızlığı görülen hastalarında beyaz küre miktarında görülen artma ya da azalmalar
      • Kronik lösemi belirtileri içerisinde kol altı, kasık ya da boyunda deri altında beliren ve ağrısız bir şekilde oluşan şişliklerin görülmesi,
      • KLL veya KML hastalarının herhangi bir şikâyeti olmayabilir. Tanı bir kan testi veya düzenli yapılan bir genel sağlık değerlendirmesi sonucunda konabilir.

      Tedavi süreci

      İzlem tedavisi: Rahatsızlığın belirtileri görülmeyen erken evre kronik lösemi hastaları doktor değerlendirmesinden geçtikten sonra ilaç kullanılmadan yakın klinik takibe içerisine alınır. Bu takiplerde, rahatsızlığın ilerlemesi iyi bir şekilde değerlendirilir ve tedavinin süresince oluşabilecek yan etkileri ve klinik problemlerin yaşandığı evre arasındaki kar ile zarar düzeni gözlemlenerek tedavi süreci başlatılıp başlatılmayacağı kararına varılır.

      Kronik Lösemi

      Kemoterapi: Yapılan kemoterapi ile ilaçlar yardımı ile hızla çoğalmış olan lösemi hücrelerinin yok edilmesi amaçlanır. Bu sebepten ötürü tedavi sürecinde kullanılacak olan birtakım ilaç ya da ilaçlar ağızdan, damar kanalıyla vücutta yer alan büyük damarlara yerleştirilecek olan ince ve elastik şekildeki bir tüple verilir. Eğer beyin omuriliğinin içerisinde yer alan sıvıda da lösemi hücreleri ortaya çıkmışsa tedavi yönteminde kullanılacak olan ilaçlarda beyin omurilik sıvısının bizzat içine doğrudan ya da kafa derisi altına takılacak olan katater yardımıyla verilmektedir.

      Hedeflenmiş olan terapi: Hedeflenmiş bir terapilerde lösemi hücrelerinin artmasını engelleyen bazı ilaçlar kullanılır. Bu tedavinin meydana gelebilecek yan etkiler bakımından daha dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.

      Biyolojik tedavi: Bazı kronik lösemi hastaları için biyolojik terapi amacıyla birtakım ilaçlar kullanılmaktadır. Kronik lösemide biyolojik terapi yöntemi ile vücudun rahatsızlıklara ve dış problemlere karşı doğal savunmasını daha da güçlendirmesini]]> Kronik Anemi https://www.kronik.gen.tr/kronik-anemi.html Mon, 03 Dec 2018 01:14:24 +0000 Kronik Anemi, Anemi; Hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre tıp alanında kabul edilen ölçülerin altında kalmasıdır. Bu ölçüler erişkin kadınlarda 12g/dl, erkelerde 13g/dl nin altı kabul edilir. 6 ay ve 6 yaş aras Kronik Anemi, Anemi; Hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre tıp alanında kabul edilen ölçülerin altında kalmasıdır. Bu ölçüler erişkin kadınlarda 12g/dl, erkelerde 13g/dl nin altı kabul edilir. 6 ay ve 6 yaş arası çocuklarda 11g/dl, 6-14 yaşlarda 12 g/dl nin altı uzmanlarca anemi  olarak değerlendirilir. En sık rastlanan anemi türleri demir, folik asit, vitamin B12 eksikliğine bağlı anemilerdir.


      Kronik anemi ise (kronik hastalıklar anemisi) Enfeksiyon, infilimasyon, neoplastik hastalıklar, kalp yetersizliği, ağır sarsıntı, diabetes melitus, akut veya kronik immun aktivasyonu sırasında görülen anemi halidir. Aslında anemi normokrom, normasiterdir. Eritrosit yapımında azalma ve eritrositin yaşam süresinde hafif kısalma, aneminin ilerlemesinden sorumlu tutulmaktadır. Hastalarda demirin barsak tan emiliminde azalma ve makrofojlar içinde hapsolmasına neden olan anormal demir metabolizması vardır. Bu durum plazma demir  seviyesinde düşmeye (hipoferremi) ve yeni hemoglobin sentezi için demir eksikliğine neden olmaktadır.

      Laboratuar Bulguları ve Teşhis; Genellikle hafif bir anemi vardır (hemoglobin 10-11g/dl), ancak hastaların %20 kadarında daha ağır (hemoglobin ≤ 8g/dl) bir anemi saptanabilir. 

      Eritrositler, normokrom normositerdir, hastalığın uzun sürmesinde hipokrom mikrositer görülebilir. 

      Mutlak ağsı alyuvarlar sayısı genelde düşüktür (25000 μl). 

      Anemi ile beraber hücreden salgılanan kimyasal maddeler ve tepkimeye katılan akut fazda (fibrojen, ESH, CRP) artma gözlenir.
       
      Kronik hastalıklar anemisinde demir eksikliğini anemisinden ayırmak için transferrin reseptörü ve özel eritrosit dizinler kullanılabilir. Demir eksikliğinde hücre zarının transferrin reseptörü (TfR), Serumda da sTfR artar. Kronik hastalıklar anemisini demir eksikliği rahatsızlığından ayırmak için bir diğer yol hastaya demir yüklemesi yapıp yanıtı gözlemektir. 

      Serum demir (SD) ve taransferrin (TDBK) doymuşluk oranı, demir eksikliğinde görülen sınırlara yakın derecede (%10 kadar) düşük tespit edilebilir. 

      Ferritin dizini (sTfR/log Ferritin) olarak hesaplanır. Bu dizin  <1,0 ise kronik hastalıklar anemisi, >2,0 ise ya demir eksikliği ya da kronik hastalıklar anemisi + demir eksikliği anemisi  düşünülmelidir.
      Kemik iliği değerlendirmesinde eritroid öncülerde azalma veya yokluk saptanırken demir boyası ile makrafojlarda demir miktarı normal veya artmış olarak gözlenir.

      Ayrıca Teşhis;

      Hipoproliferatifanemiler; Böbrek hastalıkları, endokrin hastalıklar (hipotiroidi, hipertiroidi, primer, sekonder hipoparatiroidizm ve panhipopituiterizm gibi)

      Mikrositik Anemiler; Demir eksikliği anemisi, talsemi, MDS'nin sideroblastik varyantları.

      Kronik Hastalıklar Anemisinde Tedavi; Altta yatan hastalık tedavi edilmelidir. Eşlik eden hastalığın tedavisi edildiği halde devam eden anemide eritropoetin kullanımı önerilir. Eritropoetin ve darbepoetin veya darbepoetin eşdeğer olarak kullanılabilir. 

      Başlangıçta oral demir tedavisi ile birlikte eritroproetin haftada 3 kez, 100-150 ünite/kg dozda deri altına enjekte edilerek verilir. Bu tedaviye yanıt veren hasta bireylerde, hemoglobin 2-4 haftada en az 0,5 g/dl artması olasıdır.

      6-8 hafta içinde yanıt alınamazsa doz, haftada 3 kez 300 ünite/kg. artırılır.

      12 haftada hemoglobin düzeyinde kayda değer bir yükselme olmaz ise hastada eritroproetine devam etmenin gereği yoktur. 

      Kronik Anemi
      Eritropoetin ile istenen hemoglobin seviyesine çıkmak için vücudun demir miktarı yeterli olmalıdır. Bu nedenle transferrin doygunluğu ≥ %20 ve serum ferritin seviyesini ≥ 100 ng/m]]> Kronik Baş Ağrısı https://www.kronik.gen.tr/kronik-bas-agrisi.html Tue, 04 Dec 2018 00:19:37 +0000 Kronik baş ağrısı, Birçok insanın yaşamış olduğu sorunların başında baş ağrısı gelmektedir. Baş ağrısı birçok sebebe bağlı olarak kişinin hayatını olumsuz anlamda etkilemektedir. Bu ağrılar, kimi zaman psikolojik Kronik baş ağrısı, Birçok insanın yaşamış olduğu sorunların başında baş ağrısı gelmektedir. Baş ağrısı birçok sebebe bağlı olarak kişinin hayatını olumsuz anlamda etkilemektedir. Bu ağrılar, kimi zaman psikolojik olmakta; kimi zaman ise bir hastalık belirtisi olarak kendini göstermektedir. Örneğin beyin tümörü, sinüzit,  beyin ile alakalı rahatsızlıklar, kaslarda ki kasılmalar ya da kulak, burun, boğaz hastalıkları, kötü ilaç kullanımı baş ağrılarına sebep olabilmektedir. Bunun yanında uykusuzluk, aşırı yorgunluk, yanlış beslenme, gerilim ya da stres sonucunda da baş ağrısı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca baş ağrısı her yaş grubunda ve cinste de görülmektedir.
      Kronik baş ağrısı ise sürekli devam eden kişiyi rahatsız eden günlük  devam eden bir baş ağrısıdır. Kronik baş ağrısının altında birçok sebep yatabilmektedir. Nedeni tam olarak bilinmemekle beraber bazı durumlarda ortaya çıkmaktadır bu etkenler:
      • Beyin tümörü
      • Sinüzit
      • Migren atakları
      • Menenjit gibi rahatsızlıklar
      • Kafa travması
      • Beyin damarlarında oluşan rahatsızlıklar
      • Kafa içindeki basıncın artması yada azalması
      Özellikle sürekli baş ağrısından rahatsız olan bir çok kişi, doktor kontrolü olmadan ağrı kesiciler kullanmakta ve bu durum baş ağrısını dahada geliştirmekte  ve ağrının kronikleşmesine sebep olmaktadır. Mutlaka sürekli devam eden baş ağrılarında doktor kontrolü altında ağrı kesiciler kullanılmalıdır.

      Kronik baş ağrısı ile birlikte birçok durum gelişmektedir. Bunlar:
      • Uyku düzensizlikleri
      • Horlama
      • Depresyon
      • Aşırı ağrı kesici kullanımı
      • Obezite
      • Aşırı Kafein kullanımı
      • Psikolojik problemler
      Kronik Baş Ağrısı
      Kronik baş ağrısında mutlaka bir uzmana başvurup muayene olmalı ve bu ağrı'nın altında yatan sebepler, nörolojik hastalık veya çeşitli enfeksiyonlar ile alakalı bir durum olup olmadığı araştırılmalıdır. Muayene sonunda baş ağrısı sebebi bulunamaz ise kan ve idrar tahlili yapılması gerekebilir. Ayrıca bunun yanında tomografi ve EEG denilen tetkik ile de baş ağrısının sebepleri araştırılır.
      Muayene sonunda hangi tip baş ağrısı olduğu tespit edildikten sonra hastaya baş ağrısını tedavi edecek ilaçlar verilir. Genellikle bu tip hastalara verilen ilaçlar; antidepresanlar, beta blokerler, nöbet önleyici ilaçlar, ağrı kesici ilaçlar verilir veya botoks uygulanır.
      Bütün bunlara rağmen bazı kronik baş ağrıları tedavilere ne yazık ki yanıt vermeyebilir
      ]]>
      Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı https://www.kronik.gen.tr/kronik-obstruktif-akciger-hastaligi.html Tue, 04 Dec 2018 09:17:30 +0000 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, zayıf hava akışının görüldüğü obstrüktif bir akciğer hastalığı türüdür. Zamanla tipik olarak daha kötüleşebilir. Başlıca belirtileri öksürme, nefes darlığı ve balgam ür Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, zayıf hava akışının görüldüğü obstrüktif bir akciğer hastalığı türüdür. Zamanla tipik olarak daha kötüleşebilir. Başlıca belirtileri öksürme, nefes darlığı ve balgam üretimidir. Kronik hastalığı görülen çoğu kişi aynı zamanda KOAH hastasıdır. Bu hastalığın en temel sebebi tütün içiciliği, genetik ve hava kirliliği gibi daha az etkili sebepleri de vardır. Gelişmekte olan uzak ülkelerde hava kirliliğine yol açan en önemli etkenlerden biri doğru havalandırma yapılmayan yemek pişirme veya ısıtma ateşi dumanıdır. Bu tahriş edici olayların içinde uzun süre kalındığında akciğerlerde iltihaplanma görülmektedir. Küçük hava yollarının küçülmesine ve ''amfizem'' olarak bilinen doku parçalanmalarına neden olmaktadır. Bu durumun teşhisi zayıf hava akışını kontrol etmekte olan akciğer fonksiyonu testleri ile anlaşılmaktadır. Astım hastalığından oldukça farklı olan KOAH hastalarında hava akışı herhangi bir ilaç kullanımıyla gözle görülür bir iyileşme görülemez. KOAH hastalığı bilinen sebeplere maruz kalma olasılığı en aza düşürülerek önlenebilir. Bunların arasında dış hava kalitesini yükseltmek, sigara içim oranlarını azaltmak hatta tamamen bitirmek gösterilmektedir. KOAH hastalığı tedavisi sıkça içi çekilen bronkodilatörler, sigarayı bırakma, steroitler, rehabilitasyon, aşılar içermektedir.

       Bazı kişiler, uzun süreli oksijen terapisi yöntemi yada akciğer nakli ile gözle görülür iyileşmeler göstermektedir. Dünya genelinde KOAH hastalığı, dünya nüfus oranının yüzde beşini etkileyen bir hastalıktır. 2012 senesinde yaklaşık 3 milyon civarında insanın ölümüne neden olan KOAH dünyadaki hastalık türleri içerisinde en ölümcül üçüncü hastalık türü olarak tanımlanmıştır. Ölümlerin nedeni artan sigara kullanımı yada bazı uzak ülkelerdeki yaşlanan nüfus sayısı sebebiyle dahada artacağı açıklanmıştır. 

      Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Belirtileri

      KOAH hastalığının en belirgin belirtileri şiddetli ve sık öksürmeler, balgam üretimi ve nefes darlığıdır. Görülen bu belirtiler uzun zamanlara yayılmış bir şekilde görülmektedir. Tipik olarak zamanla ilerlemeye ve kötüleşmeye başlar. KOAH hastalığının farklı tiplerinin olup olmaması tam anlamıyla kesinleştirilememiştir. Önceleri amfizem ile kronik bronşit olarak farklı dallara ayılan hastalıklarda amfizem aslında bir hastalık adından ziyade akciğerlerde görülen değişiklikleri belirtmek için kullanılırdı. Kronik bronşit hastalığı ise KOAH hastalığına eşlik edip etmeyeceği kesinleşmeyen yalnızca bazı belirtileri tanımlayan bir terimdir.

      Öksürme: KOAH hastalığında kronik öksürmeler gözlenebilen ilk belirtilerdir. İki seneden daha uzun bir sürede, senede üç aydan daha fazla süren ve balgam üretimininde görüldüğü fazladan herhangi bir açılamanın yapılmadığı sürece kronik bronşit tanımına dahil olmaktadır. Böyle bir durum KOAH hastalığı başlamadan önce de görülebilir. Balgam üretimi oranı günler yada saatler arasında farklılık gösterebilmektedir. Bazı durumlarda ise öksürük görülmektedir ve sıklıkla gözlenmeyen bir şekilde rastlanabilmektedir. Bazı kişiler bu durumu sigara kullanımına bağlarlar. Balgam atımı kültürek ve toplumsal kurallara göre yutulup çıkartılabilir. Oldukça kuvvetli öksürmeler kısa süreli bilinç kaybına yada kaburga kırılmasına neden olabilir. KOAH hastalığı tanısı konulmuş kişilerde genellikle uzun süren ''nezle'' geçmişleri vardır.

      Nefes Darlığı: Hastaların en çok şikayetçi oldukları rahatsızlık nefes darlığıdır. Bu durum şu şekilde açıklanır: ''çok zor nefes alıyorum'', yeterince hava alamıyorum yada nefesim kesiliyor.'' Tipik olarak nefes darlığı rahatsızlığı uzun zamanlı güç harcama durumlarında daha da kötü bir hal almaktadır. Gittikçe ilerleyerek kötüleşmeye başlayacaktır. İleri durumlarda istirahat halindeyken bile görülmektedir. Bu durum ise, KOAH hastalarının endişe duymalarına ve yaşam kalitesini düşüren en temel belirtidir. Daha ileri durumlarda KOAH hastaları büzülen dudaklarından nefes alırlar buda bazı durumlarda nefes darlığına iyi gelecektir.

      Kronik Obstrükti]]> Kronik Böbrek Yetmezliği Evreleri https://www.kronik.gen.tr/kronik-bobrek-yetmezligi-evreleri.html Wed, 05 Dec 2018 04:15:48 +0000 Kronik böbrek yetmezliği evreleri, 5 aşamaya ayrılmıştır. 1. ve 4. aşamalar içinde, böbreğin işlevlerini savunması amaçlanır, böbreğin kan süzme görevinin yapılması basit vaziyettir. 5. evrede ise böbrek işlevini y Kronik böbrek yetmezliği evreleri, 5 aşamaya ayrılmıştır. 1. ve 4. aşamalar içinde, böbreğin işlevlerini savunması amaçlanır, böbreğin kan süzme görevinin yapılması basit vaziyettir. 5. evrede ise böbrek işlevini yitirdiğinden, diyaliz ya da nakil benzeri seçenekler düşünülebilir. Öncelikle, böbrek işlevinin azaldığı idrar atımından ve idrar testlerinden anlaşılabilir. Bu önce vaziyetten sonra, birincil savunma yolu uygulanır. ileri ki zamanlarda tedavi sorununun ilerlemesiyle yukarıda bahsedilen 1-4 aşamalar başlar. Bu evrelerde asıl emel böbreğin çalışmasını başarmak, işlevinin yitirmesini önlemektir. 5.Evreden sonra son evresi olarak bilinen evre başlar. Bu vaziyette böbrek işlevi daimi olarak hasarlıdır, böbrekler kapasitesinin yalnızca %10 unu kullanabilir. Hasta bu evreden sonra nakil listesine alınır ve diyaliz rehabilitasyonu başlanır. 5. Evreden sonra gerçekleşen son evresine ''üremi'' adı verilir. 5. evreden sonra diyaliz ve nakil tedavi alternatifleri düşünülmediği halde rahatsızlık ölümcüldür. Böbrekler kanaat süzmek hariç, asit baz balansı sağlama, hormon salgılama benzeri yaşamsal görevler üstlenir. Şunlar 5. evreden sonra böbrek aracılığıyla gerçekleştirilemediğinden, tedavi sağlanmazsa hasta hayatını kaybeder. 


      Kronik böbrek yetmezliği hastalığı (KBH), böbrek işlevinin vakit içerisinde evreli ve daimi pozisyonda kaybedilmesiyle oluşur. KBH'nin rehabilitasyonu yoktur, fakat ilerlemesini yavaşlatmak için elinizden gelenin en iyi olanını yapabilirsiniz. Kronik kelimesi, yapılması tespit edecek bir aşama içerir, uzunca zamanda gelişen ve daimi meydana gelen manasına gelir. Buna bağlı olarak böbrek yetmezliği de böbreğin fonksiyonlarının daimi olarak bozulması manasına gelir. Böbrek evreli olarak işlevini kaybeder. Öbür böbrek yetmezliği çeşidi olarak bilinen '' Akut Böbrek Yetmezliği'' ile farkı bu noktadadır. Akut böbrek yetmezliğinde böbrek birdenbire bozulurken ve tedavi talihi olası iken, kronik olan böbrek yetmezliğinde ise rahatsızlık tam tersine gelişmektedir. Kronik olan böbrek yetmezliğinde tedavi talihi yoktur. Tedavi olasılığı yoktur, ama tedavi sorununun ilerlemesini yavaşlatmak olasıdır. Kronik olan böbrek yetmezliği bazı aşamalar geçirerek hastalığı nihai mertebeye getirir, nihai evreden sonra ise diyaliz ya da böbrek nakli uygulanmaktadır. 

      Kronik Böbrek Yetmezliği Evreleri
      Hastalığın 5 aşaması 
      Böbrekleriniz, normal süzme işlevini yaptığı ve idrarda kan ya da protein olduğuna konusunda işaret meydana gelmediği müddetçe sıhhatli ve normal sayılmaktadır. Süzme işlevinin seviyeyi, yaşınıza ve böbreklerinizi etkileyebilecek meydana gelen öbür pek çok etmene bağlıdır. Böbrek işleviniz daimi pozisyonda azalırsa, sizde KBH meydana geldiği düşünülür. Böbrekleriniz vakit içerisinde kanınızdaki atıkları süzerek giderme yetisini kaybedebilir. KBH zamanı 5 aşamaya ayrılır: 1-4 aşamalarında, odak noktası böbrek işlevini korumaktır; beşinci evrede ise hastalıkla başa çıkılmasındaki yegane seçenekler diyaliz ya da nakil olabilmektedir. 

      Böbrek hastalanınca ne oluyor   
      • Vücutta kalsiyum eksikliği ve fosfor fazlalığı başlıyor. 
      • Atıklar kanda birikiyor. 
      • Kan basıncı balansları bozuluyor. 
      • Vücutta su birikmeye başlıyor. 
      • Bacak ve göz kapakları şişiyor. 
      • Kilo artışı mevzubahis oluyor. 
      • Alyuvar imalatı balansı bozuluyor. 
      • Akciğerlerde sıvı/akışkan birikmeye başlıyor. 
      • Nefes darlığı meydana geliyor. 
      • Halsizlik, iştahsızlık, başı dönmesi, hızlı yorulma ve çarpıntı benzeri bulgular meydana çıkıyor.  
      Az tuz, çok fazla su tüketilmek gerekli
        
      Böbrek hastalıklarının kalıtımsal faktörlerin yakınında tuz ve suyla da direk ilişkisi yer alıyor. Çok tuz kullanımı bedendeki tansiyonu artıracağı için böbrek içerisindeki kılcal damarlarda bozulmalara seb]]> Kronik Ağrı https://www.kronik.gen.tr/kronik-agri.html Thu, 06 Dec 2018 00:57:58 +0000 Kronik ağrı ya da ingilizce literatürdeki diğer adıyla chronic pain. En temel belirtisi olarak 3-6 aydan daha fazla süreğen olan karonik ağrı; genelde yaralanmalardan ve bazı sinirsel zedelenmelerden dolayı olabilir. Kronik ağrın Kronik ağrı ya da ingilizce literatürdeki diğer adıyla chronic pain. En temel belirtisi olarak 3-6 aydan daha fazla süreğen olan karonik ağrı; genelde yaralanmalardan ve bazı sinirsel zedelenmelerden dolayı olabilir. Kronik ağrının nedenleri konusunda bir anlaşmaya varılmış değildir. Buna hastanın geçirdiği bazı hastalıklar sebep olabilse de tam olarak nedeni bilinmemektedir. Kronik ağrı bireyin yaşamını çok fazla olumsuz etkileyen ağrı türlerindendir. Bireyin iş gücü ve verimliliğini önemli derecede düşüren kronik ağrı daha çok sinirsel bir zedelenme şeklinde açıklanmaya çalışılmaktadır.

      Belirtileri
      Kronik ağrının en önemli belirtisi ağrının kendisidir.bu ağrı vücudun farklı yerleri ile ilişkili olabilir. Bu ağrı kendisini aynı zamanda farklı şekillerde de gösterebilir. Örneğin bazı bireylerde zonklama şeklindeyken diğerlerinde ise ağrı kendisini bıçaklanma ve çekme şeklinde gösterebilir.
      Kronik ağrının bir önemli diğer belirtisi de zamana ilişkindir. Bu ağrı türü yaklaşık olarak 3-6 aydan daha fazla bir zaman diliminde süreğenlik gösterir.

      Teşhis
      Kronik ağrının teşhis edilmesinde bahsedilen belirtiler önemli derecede rol oynadığı gibi; aynı zamanda ağrının kaynağına ilişkin yapılacak testler de teşhis sürecinde çok önemli olacaktır. Örneğin kemik ve ya eklemlere ilişkin bir ağrı şikayetinde gerekli bazı röntgen testleri uygulanabilir. Ya da sinirsel zedelenmelere yönelik bir teşhiste elektrokardiyografi verileri kullanılabilir.  Yine de bu testler ağının kaynağını kesin bir şekilde belirtmeyebilir.

      Kronik AğrıTedavi
      Kronik ağrının tedavisi, tedavi için bazı ilaç ve vücut hareketlerinin yapılmasını  kapsar. Ağrının kaynağı tam olarak bilinmediğinden salt bir tedavi yöntemi her zaman için çözüm olmayacaktır.  Burada ilaç tedavisi çoğunlukla ağrıyı sonlandırmak,uykunun kalite düzeyini artırmak ve psikolojik durumu daha iyi hale getirmeyi kapsar. Bunun yanı sıra yapılacak fizik tedavi egzersizleri ve vücut gevşetme hareketlerini de yapmak tedavi sürecini hızlandırması açısından önemli etkenlerdir. Tedavi sürecinde bir danışman ile görüşülerek çeşitli terapilere ve programlara katılınabilir. Masaj çalışmaları da kronik ağrıyı azaltma ve sonlandırmak için yapılabilecek çeşitli yollar arasındadır. Tüm bu programların dışında hasta tek başına olduğu zamanlarda, nefes alma ve vücut gevşetme hareketleri yapmak ve çeşitli sporlara katılmak gibi tek başınayken yapabileceği aktiviteler de tedavi süreci içindedir. Kronik tedavi yoğun bir şekilde depresyonla ilişkilidir. Bu yüzden de bu süreçte bir psikolog ile görüşülebilir.
      ]]> Kronik Farenjit https://www.kronik.gen.tr/kronik-farenjit.html Thu, 06 Dec 2018 10:54:10 +0000 Kronik farenjit, Boğazın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır, belli aralıklarla sürekli tekrarlayan farenjit gibi ateş ve halsizlik görülmez. Daha hafif olur, ama sık aralıklarla boğazda gıcık, kaşınma, yanma, ku Kronik farenjit, Boğazın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır, belli aralıklarla sürekli tekrarlayan farenjit gibi ateş ve halsizlik görülmez. Daha hafif olur, ama sık aralıklarla boğazda gıcık, kaşınma, yanma, kuruluk hissi, yutkunma güçlüğü  gibi şikayetler olur.Hasta boğazı gıcıklandığından dolayı sürekli boğazını temizle ihtiyacı duyar, bu hareketle boğazın daha çok tahriş olmasına neden olur.
      Kronik farenjitin tedavisi çok zordur, sürekli tekrarlar ve sürekli grip olmanıza neden olur.

      Hastaların bazı durumlara çok dikkat etmesi gerekmektedir.Sigara içilen ortamlarda bulunmamaları, sigara ve alkol kullanmamaları, sıcak ve soğuk içecekler almamaları, üşütmemeye çalışmak, terlememek ilk başta dikkat etmeleri gereken şeylerdir.Kronik farenjit dört mevsim etkilidir, hava sıcaklıklarının değişimi hastaların en zayıf zamanlarıdır. Kronik farenjit günümüz şartlarında  tamamen tedavi edilip yok edilememektedir, pek çok kişi bu hastalıkla yaşamlarını sürdürmek zorundadır, öldürmeyen ama süründüren hastalıktır. Genellikle gençlerde yakalanma oranı daha düşüktür, fakat kimileri bu hastalığa ergenlik de çekmeye başlar. Kalorifer ve klimalı evlerde kişinin ağzı kurur, buda boğazın tahrişine neden olur. Bunu önlemek için odanın nemini arttırmak gerekir, odaya içi su dolu  kap konması biraz fayda getirebilir. En güzel tedavisi bağışıklık sistemini güçlendirmekle olur. Ada çayı, papatya çayının da boğazdaki kuruluğu gidermekte faydası olur. Sinüzit bulunan hastalarda  kronik farenjit daha sık görülür, burunun tıkalı olması sebebiyle zaten ağızdan nefes alınması sürekli boğazı kuru bırakarak tahrişe sebep olur. 

      Kronik Farenjit
      Kısaca kronik farenjit hastalığını şöyle özetleyebiliriz

      Kronik farenjitten uzak durmak için sigara ve alkol almamak,tozlu ve kirli havada durmamak,çok sıcak ve soğuk gıdalardan uzak durmak, boğazı aşrı temizlemeye uğraşmamak. Uygun tedavi ve hastanın maksimum dikkati bile kronik farenjiti ortadan kaldırmayabilir, ancak hafifleyebilir veya geçici olarak kaybolabilir.

      Kronik farenjit tedaviye başlamadan önce mutlaka teşhis konmalıdır. Bunun için Kulak Burun Boğaz ve muhtemelen bazı laboratuvar ve röntgen çalışmaları gerekir. Antibiyotiklerle tedavi edilir fakat geçici bir iyileşme olur.
      ]]>
      Kronik Atrofik Gastrit https://www.kronik.gen.tr/kronik-atrofik-gastrit.html Thu, 06 Dec 2018 11:59:29 +0000 Kronik Atrofik Gastrit, Midenin içindeki yüzeyi tamamı ile kaplayan mukoza tabakasının burada bulunan epitel hücreler ile salgı bezlerinin yok olması ile sonuçlanan ve kendini tekrarlayan iltihaba kronik atrofik gastrit adı v Kronik Atrofik Gastrit, Midenin içindeki yüzeyi tamamı ile kaplayan mukoza tabakasının burada bulunan epitel hücreler ile salgı bezlerinin yok olması ile sonuçlanan ve kendini tekrarlayan iltihaba kronik atrofik gastrit adı verilmektedir. Hücrenin içeriğinin ve boyutlarının azalmasına atrofi denilmektedir. Kronik atrofik gastrit hastalığı olan midedeki mide mukozasında bağırsağa benzer dokular meydana gelmeye başlamaktadır. Buna intestinal metaplazi adı verilmektedir. Midedeki ait salgılama görevi olan hücrelerin azalması ile beraber mide suyunda daha az asit olmakta ve gıdaların sindirimi zor hale gelmektedir. Bu esnada demir ile B12 vitamininin emilmesi de bozulmaktadır. Uzun sürede bu eksiklikler sebebi ile kişide anemi görülmektedir.

      Kronik Atrofik Gastrit Hastalığının Sebepleri

      Kronik atrofik gastrit hastalığına en çok vücudun savunma sisteminde oluşan bozukluklar ile helikobakter pylori ismindeki bakterinin sebep olmaktadır. Ayrıca, çok nadir olarak kronik alkalen reflü gastriti ile parsiyel mide rezeksiyonların ardından kronik atrofik gastrit rahatsızlığı görülebilmektedir. Kronik atrofik gastrit ayrıca Tip A veya otoimmün gastrit olarak da tanımlanmaktadır. Bu rahatsızlıkta atrofi midenin gövde ve kubbe kısmında oluşabilmektedir. Asit salgılama görevini üstlenen hücrelerde azalma meydana gelmesine göre mide suyunda da azalma meydana gelmektedir. Bu da midenin aşağı kısımlarında bulunan hücrelerden gastrin ismi verilen hormonun daha fazla salgılanmasını sağlamaktadır. Bunun sonucunda ise, hasta olan kişilerin kanında yüksek seviyelerde gastrin görülmektedir.

      Helikobakter pylori iltihabı sebebi ile meydana gelen atrofik gastritte oluşan atrofi, midenin aşağı kısımlarında daha fazla görülmektedir. Midenin bu bölümünde asit salgısının artmasına sebep olan gastrin hormonunu salgılama ile görevli olan hücrelerin kaybıyla midede asit sekresyonu azalmaya başlamaktadır. Bu tür hastalıklarda genel olarak serum gastrin seviyesi normal olmaktadır.

      Kronik Atrofik Gastrit

      Kronik Atrofik Gastrit Belirtileri ve Tedavi Yolları

      Kronik atrofik gastrit hastalığı bulunan kişilerin genelinde kendini gösteren belirgin bir şikayet olmamaktadır. Bu hastalıkta belirtilerin görüldüğü kişilerdeki belirtiler ise genellikle mide hastalıklarında görülen belirtiler ile aynıdır. Bu belirtiler şunlardır;

      • Karnın üst tarafında rahatsızlık olması
      • Yemeklerin ardından dolgunluk hissinin olması
      • Yemek yerken hemen doyma hissinin olması
      • Kiloda azalma olması
      • İştah kaybı
      • Mide bulantısı
      • Demir ile B 12 eksikliği sebebi ile gelişen anemi, iştah kaybı, el ve ayaklarda uyuşukluk hissi, çarpıntı ve benzeri etkiler
      • Atrofik gastrit ile birlikte gelişen Tip 1 diyabet, tiroit hastalıkları ile otoimmün hastalıklarının bir arada olması.

      Bir kişinin midesinde kronik atrofik gastrit var ise bunun geri dönüşü mümkün olmamaktadır. Bu rahatsızlığı olan kişilerde mide kanserinin kendini gösterme olasılığı, başka kişilere oranla daha yüksek olduğu için, bu kişilerin belli periyotlarda endoskopi ile izlenmesi gerekmektedir. Özellikle de ilesi içinde mide kanseri öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması önemlidir. Kronik atrofik gastrit rahatsızlığı bulunan kişinin midesinde helikopter pylori enfeksiyonu olması halinde tedavi buna uygun olarak yapılmaktadır. Bu rahatsızlığı olan kişilerin yemek yerken kola ve limonata benzeri midedeki asidin daha yüksek olmasını sağlayacak içecekler tüketmesi sindirimi kolaylaştırmak açısından fayda sağlayabilmektedir. 

      ]]>
      Kronik Kabızlık https://www.kronik.gen.tr/kronik-kabizlik.html Fri, 07 Dec 2018 05:00:30 +0000 Kronik Kabızlık, halk arasında büyük abdest yapamama yada çok zor yapma olarak bilinir. Kronik kabızlık 2 haftadan uzun süreli devam eden insanın dışkılama yapamaması yada çok zor ve sert yapması olduğu bilinmektedir. Kronik d Kronik Kabızlık, halk arasında büyük abdest yapamama yada çok zor yapma olarak bilinir. Kronik kabızlık 2 haftadan uzun süreli devam eden insanın dışkılama yapamaması yada çok zor ve sert yapması olduğu bilinmektedir. Kronik dışkılama hastalığında birden fazla organın etkilenmesi söz konusudur. Toplum arasında çok fazla rastlanan ve insan dan insana değişik belirtiler gösteren ve tedavisi hekim tarafından mümkün olan yaygın bir hastalık olarak bilinmektedir. Eğer kronik kabızlık tedavisinde geç kalınırsa hastanın çok ciddi boyutlarda sağlık problemleri yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Erken tedavi ile çok çabuk ve hafif bir şekilde hastalıktan kurtulması mümkün olmaktadır. Fakat tedavide geç kalınması ise hastanın daha şiddetli ve uzun süreli bir hastalık evresi geçirmesine ve kişinin yaşam şartları konforunu etkilemesine neden olmaktadır.

      Kronik Kabızlık Belirtileri
      Kronik kabızlık belirtileri değişik yaş gruplarında ve farklı belirtiler ile ortaya çıkması söz konusudur. Yani bebeklerde farklı, Çocuklarda farklı ve yetişkinlerde farlı olmaktadır. Toplum arasında en sık rastlanan bulgular arasında kişinin 15 günden fazla süren dışkılama da zorlanma, dışkılama sıklığının azalması, ve dışkının sert olması gibi belirtileri bilinmektedir. Kronik kabızlık yaşayan kişilerde saymış olduğumuz bulguların biri yada birden fazlasının bulunması olmaktadır. Yine kronik kabızlığın şiddeti ve ne kadar sıklıkta olduğu hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Ortam değişikliği, yeme alışkanlığı, seyahat zor dışkılamaya neden olabilir. Bu durum o kadar önemli değildir asıl önemli olan aniden ortaya çıkan kronik kabızlıktır. Bu gibi durumlarda düşünülmesi gereken bağırsakların tıkanmasına sebep olacak mekanik engel olup olmadığı araştırılmalı bu şekilde hiçbir neden yokken ortaya çıkan kabızlık bağırsaklarda kanser, yapışıklık ya da iltihabi olduğundan olabileceği unutulmamalıdır. Bu şekilde olan ani tıkanıklık özellikle şiddetli karın ağrıları, bulantı, kusma ve ateş gibi belirtiler görülmektedir.

      Kronik Kabızlık Tanısı
      Kronik kabızlık tanısı konusunda uzman hekim tarafından laboratuvarlarda yapılan testler, fizik tedavi ve birden fazla uygulanan testler sonucunda kolaylıkla tanı konulmaktadır. Tecrübeli doktor tarafından testler dışında sadece fizik tedavi sonucunda bile kronik kabızlık tanısının konulması söz konusudur. Kronik kabızlık tanısının konulmasında en önemli testler Gaita ve kan tanı yöntemi testleridir. Birde anemnez FM, klinik çok önemli olduğu bilinmektedir. Kronik kabızlık muayenesinde fekaloid palpe edilebilir ya da grafide gaita ve fazla gaz görülmesi mümkündür. Kronik kabızlık tanısı iki ana dalda incelenir; Fonsiyonel kronik kabızlık tanısı ve Patalojik Kronik kabızlık tanısı olarak bilinir. Kronik kabızlık tanısı başlangıcında yapılması gereken tetkikler olarak ise şunlar yapılmalıdır. Serum Ca, TSH, TK, sedimentasyon, GGK, serum elektrolitler, bebeklerde ter testi ve romatolojik serolojiler yapılması gereken tetkiklerdir.

      Kronik Kabızlık
      Kronik Kabızlık Tedavisi
      Kronik kabızlık tedavisinde beslenme düzeltilmeli ve gerekli durumunda medikal tedavi uygulanmalıdır. Patolojik kronik varsa düzeltilerek dışkılama alışkanlığı düzenlenmelidir. Ayrıca kronik kabızlık tedavisinde psikolojik destekli tedavi uygulanmalıdır. Kronik kabızlık olan hastanın düzenli spor yapması ve gün içerisinde bol su ve sıvı gıdalardan tüketmesi gerekmektedir. Kepekli yiyecekler ve armut, erik, kayısı ve bol sebze tüketilmeli ve yemeklerde genellikle zeytinyağ kullanılmalıdır. Günlük olarak kronik kabızlık dönemi sürecince özellikle sabahları aç karnına ılık su ve 1-2 kaşık zeytinyağı alınması tedavi için uygun olacaktır. En önemlisi hastanın dışkılama hissi olduğu anda mutlaka çıkması asla ertelememesi kronik kabızlık tedavisinde çok önemlidir. Kabızlık yapacak yiyecek ve içeceklerden uzak durulma]]> Kronik Astım https://www.kronik.gen.tr/kronik-astim.html Sat, 08 Dec 2018 00:33:22 +0000 Kronik astım, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmediği sürece kişinin hayatını önemli ölçüde etkileyen ve bazen ölüme kadar götüren bir hastalıktır.  Kronik astım hava yollarınd Kronik astım, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmediği sürece kişinin hayatını önemli ölçüde etkileyen ve bazen ölüme kadar götüren bir hastalıktır.  Kronik astım hava yollarında oluşan kronik iltihap nedeniyle hava yollarının zaman zaman daralarak bunun sonucunda, hırıltı şeklinde nefes alıp vermek ve öksürük gibi belirtiler ile ortaya çıkar. Bu belirtiler daha da arttığında kişi nefes almakta zorlanır; parmak uçları ve dudakları morarmaya başlar ve bu duruma astım krizi denir. Astım genetik olabileceği gibi küçük yaşlarda, çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonları ile  gelişebilmektedir. Bununla beraber çevresel faktörlerde bu hastalığı tetiklemektedir. Kronik astım hastalığı özellikle gece ya da sabaha yakın öksürük, göğüste daralma ve sıkışma, hırıltı şeklinde nefes alıp verme gibi belirgin etkileri vardır. Bu ataklar belirli ilaçlar ile ya da dikkat edildiğinde kendiliğinden düzelebilmektedir. Kronik astım özellikle çocuklarda yetişkinlere nazaran daha çok görülmektedir. Kronik astım hastalığı, kişiye ait faktörler ya da çevresel faktörlere bağlı olarak gelişebilmektedir. 

      Kişiye ait faktörler 
      • Genetik
      • Cinsiyet
      • Aşırı kilo
      Çevresel faktörler
      • Hava kirliliği ve bulunulan ortamın havasız olması
      • Beslenme şekli
      • Alerjenler
      • Solunum yolu enfeksiyonları
      • Sigara dumanı
      Kronik astımda tedavi

      Kronik astım hastaları tedavi edilirken hastaya bu konuda gerekli eğitimin verilmesi çok önemlidir. Özellikle hasta ve yakını astım konusunda bilinçlendirilmelidir. Hastalığın kronik olduğu etkenleri ve bunlara karşı alınabilecek tekbirler, kullanılan ilaçların nasıl kullanılacağı ve yan etkileri, bu ilaçların düzenli kullanımı ve takibinin önemi mutlaka hasta ve yakınına anlatılmalıdır. Kronik astım hastalığının tedavisinde başarının sağlanması için hastanın bilinçlendirilmesi çok önemlidir.Kronik Astım Ayrıca özellikle bu hastaların bulunduğu ortamda sigara dumanı, hava kirliliği, boya veya kimyasal maddeler bulunduğunda rahatsızlıkları artmaktadır. Bu sebeple böyle ortamlardan uzak durmaları hastanın yararınadır. Kronik astım hastaları her yıl eylül veya ekim ayında grip aşısı yapması tavsiye edilir. Kronik astım hastalarında tedavi amacıyla kullanılan ilaçlar inhalasyon yolu ile verilmektedir. İlaçlarda doz düşük verilerek doğrudan bronşlara ulaşması sağlanmakta ve olumlu etki yaparak ilaçların olası yan etkiler en aza indirilmektedir. Son olarak kronik astım hastaları mutlaka iyi bir hekim ile iş birliği içerisinde tedavilerini devam ettirmeliler.
      ]]>
      Kronik Böbrek Hastalığı https://www.kronik.gen.tr/kronik-bobrek-hastaligi.html Sat, 08 Dec 2018 18:48:48 +0000 Kronik böbrek hastalığı: Son zamanlarda yaygın hastalık haline kronik böbrek hastalığı artık küçük yaştan beri görülmeye başlandı. Böbrek hastalığın en büyük sebebi az su içmekten kaynaklıdır. Tabi tek sebebi suyun Kronik böbrek hastalığı: Son zamanlarda yaygın hastalık haline kronik böbrek hastalığı artık küçük yaştan beri görülmeye başlandı. Böbrek hastalığın en büyük sebebi az su içmekten kaynaklıdır. Tabi tek sebebi suyun az içilmesi değildir. Böbrekler bir süre sonra işlevlerini yerine getiremez. Böbrekler çalışmadıkça vücudun elektrolit dengesi bozulur, nefes darlığı görülür ve güçsüzlük olmaya başlar. Bu gibi belirtiler olduğu zaman böbrek hastalığı başlıyor demektir. Böbrek rahatsızlığı en çok da vücudun şişmesine sebep olur. El, ayak ve bacak gibi vücudun beli yerleri şişmeye başlar. 

      Böbrek yetmezliği hayati bir durum olduğu için çok dikkat edilmelidir. Tedaviler ihmal edilmemeli ve yeme içmelerine dikkat edilmelidir. Erken teşhis her zaman hayat kurtarır. O yüzden belirtilerin birkaçı olduğu zaman hemen doktora başvurulmalıdır. Hafife veya göz ardı edilecek rahatsızlık değildir. Kronik böbrek hastalığı, böbrekleri hasara uğratan ve böbreklerin sıvı dengesini sağlama, kirli kanı temizleme, tansiyonu düzenleme gibi durumları engellemesine sebep olan tedavisi uzun süre devam eden hastalıktır. Böbrek hastalığı olan hastanın idrarı az ve sarı renginde olur. Böbrek hastalığına dikkat edilmezse eğer, tansiyon yüksekliği, kemik hastalığı ve kalp damar hastalığı gibi birçok hastalığa sebep olabilir. 

      Kronik Böbrek HastalığıKronik böbrek hastalığı belirtileri;
      • Halsizlik,
      • Çabuk yorulma,
      • İştahsızlık,
      • Konsantrasyon bozukluğu,
      • Uyku düzeninde bozukluk,
      • Ani gelen kramp ağrıları,
      • Ayak ve bacak başta olmak üzere vücudun belli bölgelerinde şişlik olması,
      • Sabah kalkınca gözlerde şişlik olması,
      • Sık sık idrar çıkma,
      • İdrarın çok sarı olması,
      • Ciltte kuruluk ve kaşıntı,
      Kronik böbrek hastalığı kimlerde görülür;
      Kronik böbrek hastalığı herkeste görülebilecek rahatsızlıktır. Ve her yaşta da görülebilir. 
      • Sigara içenler,
      • Şeker hastası olanlar,
      • Yüksek tansiyonu olanlar,
      • Aşırı şişman olan kişilerde,
      • Yaşlı olanlarda,
      • Ailesinde böbrek yetmezliği ve tansiyon olan kişilerde daha sık görülür.
      Kronik böbrek hastalığı tedavisi;
      Uzman doktor ile tedavi yöntemi uygulanır. Hastalığın ilerleme derecesine göre tedavi yöntemi uygulanır. Böbrek hastalığı olan hastalar genellikle diyalize bağlanarak tedavi edilirler. Sigara içen hastalar sigarayı bırakmalı, şişman hastalar için diyet programı uygulanır, tansiyonu olan hastaların tansiyonu düzene konulmalıdır. Bu gibi önlemler alındıktan sonra her hafta olarak şekilde diyalize bağlanır. Böbrek hastalığının tedavisi ne kadar erken yapılırsa o kadar çabuk iyileşme süreci olur.
      ]]>
      Kronik Faranjit https://www.kronik.gen.tr/kronik-faranjit.html Sat, 08 Dec 2018 19:08:59 +0000 Kronik farenjit, insanların boğaz bölgesinde sık sık oluşarak etkisini ortadan kaldıran iltihaplanma durumuna verilen isimdir. Genellikle kişinin yutkunması sırasında şiddetli ağrılara neden olan bu durum, ilerledikçe çok daha Kronik farenjit, insanların boğaz bölgesinde sık sık oluşarak etkisini ortadan kaldıran iltihaplanma durumuna verilen isimdir. Genellikle kişinin yutkunması sırasında şiddetli ağrılara neden olan bu durum, ilerledikçe çok daha ciddi problemlere neden olabilmektedir. Özellikle ses kısıklığı, yüksek ateş ve şiddetli öksürük bu durumlardan biridir. Kronik farenjitte, kişinin sorunları bir ya da iki hafta içerisinde ortadan kalkar. Fakat çok kısa bir süre sonra bu durum tekrar ortaya çıkar. Bu durumda farenjit sorununun kişide kronik bir hal aldığını söyleyebiliriz. Kronik farenjit sorunu olan insanlarda sürekli olarak ağız kokusu meydana gelebilmektedir. Çünkü boğaz bölgesinde oluşan iltihaplar, kişilerde ağız kokusunun artmasına ve buna bağlı olarak kişide problemlerin oluşmasına neden olmaktadır. İnsanlarda ortaya çıkan kronik farenjit genellikle viral nedenlerden dolayı oluşmaktadır. Bu durum yapılan araştırmalara göre kronik farenjit vakalarının yüzde doksanını kapsamıştır. Bunun yanında geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise direk olarak bakteriyel nedenlere bağlı olarak oluşmaktadır. Kronik farenjit, özellikle 4-7 yaş arasındaki çocuklarda meydana gelmektedir. Bu durumlar, direk olarak çocukların bağışıklık sisteminin zayıflığına bağlı olarak geliştiği, için birçok tedavi yapılsa bile kronik farenjit problemi ortadan kalkmamaktadır. 

      Kronik farenjit problemi, eğer bakteriler nedeniyle oluşmuşsa bu durum kişide çok daha ağır etkilere neden olacaktır. Özellikle kişilerde yüksek ateş çok büyük olumsuzluklara neden olur. Bu durumlarda hastalık her ne kadar ağır olsa bile genellikle birkaç gün içerisinde etkisini ortadan kaldırır. Sorunun kronik olması nedeniyle etkiler tekrar ortaya çıkabilir. Bunun için kişilerin kesinlikle doktor gözetimi altında olmaları gerekmektedir. Kronik farenjit, hastalığının birçok farklı belirtisi bulunmaktadır. Bu belirtiler direk olarak kişide farenjit sorununun olduğunu göstermektedir. 

      Kronik FaranjitKronik farenjit belirtileri:
      • Kronik farenjit, sorununun en büyük belirtisi kişilerin boğaz bölgelerinde görülen yanma ve ağrılardır. Özellikle kişi yutkunduğu sırada bu ağrı arttığı için kişilerde iştahsızlık problemleri görülmektedir. Bu durumların azaltılabilmesi için boğaz bölgesinin yumuşak ve sıcak tutulması işe yarayacaktır. 
      • Kronik farenjit sık sık etkisini ortadan kaldırarak tekrar gösterir. Fakat genel olarak kronik farenjit hastaları öksürük ile savaşırlar. Meydana gelen öksürük, oldukça şiddetli olacağı için boğazda tahrişler meydana gelebilir. Bunun için öksürürken yavaş ve dikkatli öksürmekte fayda vardır. 
      • Kronik farenjit hastalığından etkilenmiş olan insanlarda vücut bu bakterilere ve enfeksiyonlara karşı durarak direnç gösterir. Bu durumlarda kişilerde aşırı yorgunluk görülebilir. Bu durum hemen hemen her farenjit probleminde kişilerde görülür. 
      • Bazı insanlarda kronik farenjit, şiddetli burun akıntısı ve geniz akıntısına neden olmaktadır. Oldukça yaygın olarak görülen bu hastalık burun akıntısı nedeniyle gribi andırabilir. 
      • Farenjit olan insanlar, tozlara ve diğer bakterilere karşı son derece hassas olurlar. Bu nedenle herhangi bir şey yerken, son derece hijyenik olunması gerekir. Bu durumda bir belirti olarak ele alınabilir. 
      Kronik farenjit tedavisi:
      Günümüzde bu hastalığın tedavisine başlamadan önce kesinlikle kronik farenjit teşhisi konulmalıdır. Bu durum detaylı bir şekilde kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirildikten ve teşhis konulduktan sonra tedavilerle iyileştirilmeye yardımcı olur. Eğer kişinin boğazında iltihaplanma oluşmuşsa bu durumda kesinlikle kişide antibiyotik tedavileri uygulanmaktadır. Bunun yanında ağrı kesiciler de kişinin boğaz ağrılarını biraz azaltacaktır. 
      ]]>
      Kronik Burun Akıntısı https://www.kronik.gen.tr/kronik-burun-akintisi.html Sun, 09 Dec 2018 13:44:37 +0000 Kronik Burun Akıntısı, şikayeti olan hastalarda ilk olarak burun akıntısının ne kadar süredir devam ettiği, özelliği, çift yanlı mı tek yanlı mı olduğu ile beraber var olan belirtilerin belirlenmesi gerekmektedir. Yetiş Kronik Burun Akıntısı, şikayeti olan hastalarda ilk olarak burun akıntısının ne kadar süredir devam ettiği, özelliği, çift yanlı mı tek yanlı mı olduğu ile beraber var olan belirtilerin belirlenmesi gerekmektedir. Yetişkin kişilerde veya çocuklarda burun akıntısının en fazla görülen nedeni viral rinitler olmaktadır. Viral enfeksiyonlar burnun direncini bakteri invazyonuna karşı düşürmektedir. Bu sebeple de hastada ikincil bakteriyel enfeksiyon gelişme olasılığı yüksek olmaktadır. Burun akıntısının 7 günden uzun sürmesi durumunda bunun sebebi alerjik rinit, yapısal ve mukozal bozukluklar ve kistik fibroz olabilmektedir. Burun boşluğunda meydana gelen enfeksiyon çok kolay bir şekilde sinüslere vararak inatçı sinüzitlerin olmasına sebep olmaktadır.

      Akıntının çift yanlı olmayan, pürülan bir akıntı olması halinde, aksi ispatlanana dek, yabancı bir cisim üzerinde durulmalıdır. Mukoidin kanlı olması ya da mukopürülan akıntının olması olması halinde burun ile paranazal sinüz neoplazileri olma ihtimali yüksektir. Bu durum yüzde asimetri veya dişlerin kaybı ve benzeri belirtiler ile birlikte görülebilmektedir. Bir başka burun hastalığı olan immotil silia sendromu ise burunda bulunan koruyucu düzeneklerin bozulması ile oluşmaktadır. Bu hastalıkta ATP az kalıtımsal olarak eksiktir. Burun akıntılarının en fazla görülen sebeplerinin başında ise akut sinüzitler gelmektedir. Burun mukozasında ve özellikle de konkalarda hastada ödem oluşması, cilt renginin soluklaşması, hapşrma, burunda kaşıntı olması, burun akıntısının berrak olması ve hastanın doğum kontrol hapı, reserpin gibi ilaçları kullanıyor olması da burun akıntına sebep olabilmektedir. Özellikle de reserpin kullanan hastaların genelinde rinit görülmektedir.

      Kronik Burun Akıntısı

      Kronik Burun Akıntısı Tedavi Yolları

      Bu guruba giren sinüzit ya da diğer burun akıntısı hastalıklarından birinin olması halinde hastanın kulak burun boğaz (KBB) uzmanına başvurması ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Fakat 1 haftadan daha az sürede geçen nezle, grip ve benzeri genellikle kış aylarında daha fazla görülen akut burun akıntılarını genellikle hasta evde kolaylıkla yapılabilen bitkisel tedavi yöntemleri ile kolaylıkla geçirebilmektedir.

      Kronik burun akıntısı olmasına yol açan ve kulak burun boğaz uzmanı tarafından tedavisinin gerçekleştirilmesi gereken hastalıklar ise özellikle kendini tekrarlayan iltihaplanmalar ile sinüzitlerin tedavisi antibiyotikler ile yapılmaktadır. Bu tedavilerin süresi hastalığın seyrine göre daha fazla uzayabilmektedir. Kronik sinüzit hastalığının daha ileri evrelerinde hastanın cerrahi tedaviye ihtiyacı olabilmektedir. Yapı bozuklukları ile ilgili hastalık guruplarının içinde yer alan kıkırdak ve kemik eğriliği rahatsızlıklarının tek tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Alerji sebebi ile oluşan burun akıntılarının bir kulak burun boğaz uzmanı ya da alerji ile alakalı bir uzman tarafından tedavi edilmesi gerekmektedir. Kronik burun akıntısının en fazla görüldüğü nedenlerden bir tanesi iltihaplanmaya bağlı viral rahatsızlıklar olmaktadır. bu rahatsızlıklar enfeksiyon sebebi ile oluşan grip ya da nezle olabilmektedir. Özellikle de nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının geneli hastanın kendi kendini tedavi etmesi ve korumasıyla 7 günden daha kısa sürede geçebilmekte, dolayısıyla akıntı problemi kalmamaktadır. 

      ]]>
      Kronik Bronşit https://www.kronik.gen.tr/kronik-bronsit.html Sun, 09 Dec 2018 20:59:25 +0000 Kronik Bronşit, Yavaş bir şekilde ilerleyen kronik bronşit yıllar boyunca süren ve sonucunda ağır solunum yetmezliğine yol açabilecek bir hastalık türüdür. İki yıldan uzun süren zaman zaman yinelemelerle aylarca geçmek bilme Kronik Bronşit, Yavaş bir şekilde ilerleyen kronik bronşit yıllar boyunca süren ve sonucunda ağır solunum yetmezliğine yol açabilecek bir hastalık türüdür. İki yıldan uzun süren zaman zaman yinelemelerle aylarca geçmek bilmeyen balgam ve öksürük şikayetleri olan bir kişiye verem gibi aynı belirtileri taşıyan bir diğer hastalık olasılığı elendikten sonra kronik bronşit tanısı konmaktadır.

      Kronik Bronşit Nedenleri
      Kronik bronşit hastalığının sebepleri tam açık bir şekilde ortaya konamamıştır. Hastalık sebebi doğrudan değilse bile hazırlayıcı üç önemli etken arasında solunum yolları enfeksiyonu, sigara dumanı ve çevre kirliliği gösterilen etkenlerdir. Bu etkenler sadece kronik bronşite değil, yatkınlığı görülen kişilerde diğer koşullar ile birleşerek solunum yolu hastalılarına dahi neden olmaktadır. Doğumdan gelen kişilerde var olan kişisel yatkınlığın çokta önemli olmaması hastalığın ilerleyerek kötü sağlık alışkanlıklarının belirleyici olması kabul edilmiştir. Hava kirliliği ile sigara dumanı bronş ağacında mukus üretimini artıran en önemli sebeplerdir. Bunların yanına birde enfeksiyon eklendiğinde broş mukozasının hastalanma riski oldukça yüksektir. Hava kirliliğine neden olan toz ile zararlı gazların özellikle de sanayi bölgelerinde oldukça belirleyici bir etkisi vardır. Kükürtdioksit, amonyak, hidroklorik asit, aseton, hidrojen sülfür, asetik asit, hidroflüorik asit ve metal buharları oldukça zararlıdır. Hava kirliliğinin önemini belirlemeye yönelik yapılan istatistik araştırmalar, kronik bronşit tanısı ile bu hastalıktan ölüm sayısının artışı ve mevsimlik sis yoğunluğunun özellikle de havada bulunan kükürtdioksit ve duman ile karışarak smog miktarının artışı arasında oldukça yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir.

      Kronik Bronşit Belirtileri
      Kronik bronşit hastalığının en önemli belirtisi balgamlı ve şiddetli kuru öksürüktür. Yalnız balgam yutağa geldiğinde atılmak yerine yutulabilir. Genellikle çıkan ateş hafiftir. Solunum zorlaşır ve solunum şikayetleri ön plana çıkmıştır. Nefes darlığı, fiziksel güç harcadığın da kişinin hareketlerini kısıtlayacak ölçüde artmıştır. Oluşan nefes darlığının sebebini anlamak için kronik bronşite bağlı akciğerlerde meydana gelen değişiklikleri bilmek gerekmektedir. Broşlardan hava geçişini sağlayan iç boşluğu, mukoza ve eksüda salgısının artarak birikmesinin yanı sıra bronş duvarının damarlar içinden sızmakta olan sıvı sebebi ile şişerek kalınlaşması sonucunda oldukça önemli ölçüde daralma görülmektedir. Kronik hastalığı sırasında broş duvarında bulunan esnek liflerin yerini sert yapılı bağ doku lifleri almaktadır. Bu sebep ile esnekliği azalmış olan broşların solunum sırasında yeterince genişleyemez. Ortaya çıkan bütün bu değişiklikler solunum hareketlerine karşı direnç gösteren bir güç oluşturmaktadır. Ayrıca akciğerlere giden hava akımı oldukça büyük bir ölçüde sınırlanır ancak dinlenme esnasındaki ihtiyacı karşılayabilmektedir. Vücudun oksijen ihtiyacını artırmak için yapılan kas hareketleri sırasında bütün dengeler altüst olmaktadır. Son derece zorluk ile sürdürülen yetersiz miktarda solunum gözlenir. Kişi daima dinlenmekte zorundadır. Fiziksel güç harcandığında dokular için gerekli olan oksijen ihtiyacı ve karbondioksit üretimi artacaktır. Bronşitli kişinin akciğerleri, kana yeterli miktarda oksijen sağlayabilecek seviyede değildir. Bu durumun sonucunda da dolaşımdaki kanda bulunan oksijen miktarı azalacaktır. Kişi sıkıntıyla hava gereksinimine ihtiyaç duyar, yani nefes darlığından şikayetçi olur.

      Kronik Bronşit Tedavisi
      Tedavi sürecinde alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik bronşitin ilerlemesinde sigara kullanımının baş sorun olması genel olarak kabul edilmektedir. Uzun yıllar boyunca sigara kullanan bir hasta sigarayı azalttığında yada tamamen bıraktığında sabah kalktığında yaşadığı sıkıntılı öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgamın oldukça kısa süre içinde ortadan kalktığını, solunumun kolaylaşması ile genel sağlık]]> Kronik Tonsillit https://www.kronik.gen.tr/kronik-tonsillit.html Mon, 10 Dec 2018 03:56:23 +0000 Kronik Tonsillit, Bir sene içerisinde en az 7 kez yada iki sene üst üste her sene en az 5 kez geçirilmekte olunan akut tonsillit atakları, kronik tonsillit şeklinde tanımlanmaktadır. Bu rakamlar aile üyelerinden elde edilmekte v Kronik Tonsillit, Bir sene içerisinde en az 7 kez yada iki sene üst üste her sene en az 5 kez geçirilmekte olunan akut tonsillit atakları, kronik tonsillit şeklinde tanımlanmaktadır. Bu rakamlar aile üyelerinden elde edilmekte ve çoğu kez doğru olan rakamlar değildir. Doktorun ailenin vermiş olduğu anamnez hakkında kuşkusu bulunuyor ise hastayı doktorun takip etmesi gerekir. Kronik tonsillit olan hastalarında hecmelerin klinik tablosu akut tonsillitine göre farksızdır. 

      Yapılan muayenelerde akut olan tabloya ilave olarak ileri derecede olan büyük bir tonsiller ile karşılaşılabilir. Her büyük şekilde olan tonsil kronik şeklinde değerlendirilemeyeceği gibi, tonsillerin küçük bir şekilde olması da normal olarak değerlendirmek mümkün değildir. Tam tersi kendini tekrarlayan tonsillit ataklarına bağlı bir şekilde meydana gelen fibroz tonsil dokusunun büzülmesine sebep olabilir. Bu tonsillerin kriptaları silinmiş üst kısımları ise düzleşmiş bir durumdadır. Bu tablolara özellikle yetişkin olan insanlarda rastlanır.

      Kronik tonsillit ataklarının nedeni; Hasta olan kişilerde iş gücü kaybına, okula giden öğrencilerde derslerinde başarısız olmasına, hayat standardının düşmesine, akut tonsillofarenjit bölümünde belirtilmiş olan komplikasyonların gelişme olasılığının yükselmesine ve tadavilere bağlı olarak maddi kayıplara sebep olmaktadırlar. Bu sebeple, bu hastalarda atakların tek tek tedavisinin yapılması yerine ya penisilin profilaksisine veya tonsillektomiye işlemine başvurulmalıdır. Profilaksi üç haftada bir uygulanan depo penisilin enjeksiyonudur. Profilaksiye olmasına rağmen atak geçirmekte olan hastalar meydana gelebilir. Bu durumun sebepleri; Streptokok dışı olan bir mikroorganizma ile enfeksiyon gelişmiş olabilir. Normal olan florada yer alan ve kendileri tonazla penisilinin inaktif bir duruma getirilebilir. Bu tür olaylarda beta laktamaz stabil aminopenisilinler kullanılması gerekmektedir.

      Hastalarda enfeksiyonun streptokokal bir şekilde olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu maksatla başvurulan iki yol ise boğaz kültürü ve ASO bakılmasıdır. Boğaz kültüründe tekrarlamakta olan tonsillit bakımından önemli olan bakteri AGBHS’tur. Öbür gruplar ise sillofarenjit oluşturmayan S. aureus, H. inluenza M. kataralis biçimindeki mikroorganizmaların salgılamış olduğu beta laktam gruplar ve Beta hemoliz oluşturmayanlar normal olan florada bulunmaktadır ve önemsizdir. 

      ASO titrasyonunun yüksek olması; Bu durumun tek başına kronik olan tonsillit lehine değerlendirilmesi doğru olamaz. Kliniğin bu durumu desteklemesi gerekmektedir. Öbür taraftan kliniği olmayan hastalarda, kültürde üreme bulunda bile tedavisinin yapılması gerekmemektedir. Bu tür hastalarda ASO yüksekliğine pek rastlanmamaktadır. Başka insanlara bulaşma durumu oldukça düşük bir olasılıktır. Hastanın kendisi için komplikasyon gelişme olasılığı bulunmamaktadır. Bu tür hastalarda tonsillektomi endikasyonu bulunmamaktadır.

      Kronik TonsillitKronik tnsillitin tedavisi; Kronik tonsillit olan hastaları hecmelerin haricinde muayenesi yapılırsa ön plikanın hiperemik olduğu, farenks de granüler lenfoid hiperplazinin var olduğu tespit edilebilmektedir. Ön plikaya abeslang vasıtası ile bastırınca üst kutupdan epitel, lökosit, besin ve bakteri artıklarından meydana gelen magma gelebilir. Bu tanıya özellikle yetişkin olan insanlarda görülmektedir. Magmanın pis bir kokusu vardır ve hasta ağız kokusu olmasından oldukça şikayetçidir. Çocuklarda ise boyun kısmında lenfadenopatiler yer almaktadır. Bu tür hastalarda izole farenjit atakları da meydana gelebilir. Farenjit kendisini boğazda yanma ve boğazda çepeçevre yüzük biçiminde daralma şeklinde belli etmektedir. Yutma güçlüğünün olması oldukça belirgindir.
      ]]>
      Kronik Kalp Yetmezliği https://www.kronik.gen.tr/kronik-kalp-yetmezligi.html Mon, 10 Dec 2018 17:50:54 +0000 Kronik Kalp Yetmezliği; kalp vücudumuzdaki organların en önemlilerin en üstünde yer almaktadır. İnsana gerekli olan oksijeni ve kanı kalp sayesinde vücudumuza pompalayan güçlü bir kastır. Kalp yetersizliği kan dolaşımın Kronik Kalp Yetmezliği; kalp vücudumuzdaki organların en önemlilerin en üstünde yer almaktadır. İnsana gerekli olan oksijeni ve kanı kalp sayesinde vücudumuza pompalayan güçlü bir kastır. Kalp yetersizliği kan dolaşımının yetersiz hala gelmesi ve kalple birlikte başka organlarımıza da normal çalışmalarını engellemektedir. Kalp yetmezliğinin sayısı giderek artmaktadır. Kalp yetmezliğinde en önemli noktalar, erken tanı konması, düzenli bir tedavi ve takip altında olması gerekmektedir. Ölüm riski yüksek olan bir hastalıktır.

      Kalp Yetmezliği Nedenleri

      • Kalp kası hastalıkları
      • Hipertansiyon
      • Kalp damar hastalığı
      • Alkol tüketimi
      • Kalp krizi
      • Kalp kapak hastalıkları
      • Kalp ritmi bozuklukları
      • Kalp kası iltihap oluşumu
      • Doğumsal kalp hastalığı
      Kronik Kalp Yetmezliği

      Kalp Yetmezliğinin Belirtileri

      • Nefes darlığı
      • Göğüs ağrısı
      • Ayak bileklerinde şişlik
      • Öksürük ve hırıltılı nefes almak
      • Vücut ağırlığında değişiklik, kilo kaybı
      • Geceleri sık idrara çıkma
      • Halsizlik, yorgunluk
      • İştahsızlık
      Kalp Yetmezliği Olan Hastalar Neler Yapmalıdır; Tuz tüketiminize dikkat etmeniz gerekmektedir. Fazla kilo almamaya özen göstermelisiniz, beslenmenize dikkat edilmelidir. Alkol ve sigara kullanmayı bırakmalısınız. Eğer doktorunuz izin veriyorsa spor yapmalısınız ama kendinizi çok yormadan. İlaçlarınızı aksatmamalısınız

      Kalp Yetmezliğinde Uygulanan Testler
      • Elektrokardiyografi (EKG)
      • Kan tahlilleri
      • Kalp anjiyografi
      • Eko kardiyografi
      Kalp Yetmezliğinde Tedavi; hastanın tuz kullanımı kısıtlanmalı, sigara kesinlikle bırakılmalı ve de son olarak ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
      ]]>
      Kronik Hastalıklar https://www.kronik.gen.tr/kronik-hastaliklar.html Tue, 11 Dec 2018 06:39:02 +0000 Kronik hastalıklar, orta ve ileri yaşlarda görülebilen bir  hastalık dır. uzun süren genellikle tam iyileştirilmeleri söz konusu olan, sürekli yavaş ilerleyen, ve çoğu kez kalıcı sakatlıklar bırakan, oluşmasında kişisel ve Kronik hastalıklar, orta ve ileri yaşlarda görülebilen bir  hastalık dır. uzun süren genellikle tam iyileştirilmeleri söz konusu olan, sürekli yavaş ilerleyen, ve çoğu kez kalıcı sakatlıklar bırakan, oluşmasında kişisel ve genetik etkenlerin rol oynadığı, Çoğunlukla non-enfeksiyöz türde bir hastalıktır.

      Kronik hastalıkların özellikleri:
      • Genellikle orta yaşta başlar ve ömür boyu sürer
      • Genellikle kalıcı bir sakatlık bırakır.
      • Zamanla iyileşme dönemine girse de de tekrarlamalar hastalığı daha kötü duruma sokar.
      • etmenle karşılaşma ile hastalığın ortaya çıkması arasında geçen süre çok uzun olabilir.
      • Çoğu zaman etkenler çok çeşit olabilir.
      • Hastane ve toplum bakımına gerek vardır.
      • Hastanın periyodik tıbbı bakımları olması gereklidir.
      Kronik hastalıkların önemi:
      • Daha çok ölüme neden olur.
      • Kalıcı sakatlıklar yaşamı etkiler.
      • Enfeksiyon hastalıklarından daha çok kişilerde görünür.
      • Tan tedavi rehabilitasyon için çok fazla ekonomik desteğe gereksinim vardır.
      • Kronik hastalıkların yaklaşık yarısı 44 yaşın altında başlar.
      • Sosyal servis örgütlere gereksinim vardır.
      Kronik HastalıklarKronik hastalıkların topluma önemi:
      • Gelecekte dünya sağlığını belirleyicisi olan ilk 10 faktörlerden 5i bulaşıcı olmayan hastalıklar (ht tütün,alkol kullanımı ve şişmanlık)
      • 202 yılında olan 44 milyon yetişkin ölümünün 3/4 ü  bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı olmuştur (diyabet,kanser)
      • Dünyada bütün yaş gruplarındaki hastalık yükünün %50 kronik hastalıklardır.
      • Gelişmiş ülkelerde 15 yaş üzeri nüfus kronik hastalık yükü ise %80 Türkiye'de ise %70 tir.
      ]]>